48-Fetih Suresi | 27. Ayet « Önceki Ayet | Sonraki Ayet »
Sure Ayet
لَقَدْ صَدَقَ اللّٰهُ رَسُولَهُ الرُّءْيَا بِالْحَقِّۚ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۙ مُحَلِّق۪ينَ رُؤُ۫سَكُمْ وَمُقَصِّر۪ينَۙ لَا تَخَافُونَۜ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ فَتْحاً قَر۪يباً
Hata! Lütfen tarayıcınızın ayarlarını kontrol edip daha sonra tekrar deneyin.
 
Andolsun ki Allah (bu yıl Mescid-i Haram'dan engellenmenize izin verse de) Resulü'nün gördüğü rüyanın hak olduğunu doğrulamıştır. Allah dilediğinde siz güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca Mescid-i Haram'a mutlaka gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. (Size hayırlı olanı bildiği için) işte bundan (Mekke'nin fethinden) önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı.
(48-Fetih 27)
 
lekad : andolsun ki
sadaka allâhu : Allah doğruladı
resûle-hu : onun resûlü
er ru'yâ : rüya
bi el hakkı : hak ile, hak olduğunu
le tedhulunne : siz mutlaka gireceksiniz
mescide el harâme : Mescid-i Haram (Kâbe)
in şâe allâhu : eğer Allah dilerse
âminîne : emin olarak
muhallikîne : tıraş edilmiş olarak
ruûse-kum : başlarınız
ve mukassirîne : ve (saçlarınız) kısaltmış olarak
lâ tehâfûne : korkmadan, korkusuzca
fe : böylece, fakat
alime : bildi
: şey
lem ta'lemû : siz bilmiyorsunuz, sizin bilmediğiniz
fe : böylece, bu sebeple, bunun için
ceale : kıldı, yaptı
min dûni zâlike : bundan başka
fethan : fetih
karîben : yakın
 
Türkçe ve kelime mealiyle ilgili bir ikazınız
veya ayetlerle ilgili önemli bir sorunuz varsa ( sorunuza açıklık getirerek ) lütfen bize iletiniz.

Adı ve Soyadı (*)

E-mail (varsa)

Sorunuz (*)

Kalan Karakter: [ ]

Güvenlik Kodu (*) Toplama işleminin sonucunu yazınız
1 2 =


(*) Zorunlu
Etiketler:

İnsan Dergisi

,