Sure Ayet

Meâric Suresi



Meâric Suresi 44 ayettir. Nüzulü Mekke'de olup 79. sure olarak inmiştir.
Kur'an-ı Kerim'de 567 sayfa numarasında yer almaktadır.
Hata! Lütfen tarayıcınızın ayarlarını kontrol edip daha sonra tekrar deneyin.
 

 
 
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

 
 
1 - İstekte bulunan biri, gerçekleşecek olan azabı istedi. (70-Meâric 1)

 
 
2 - Kafirler için onu savıp-önleyecek kimse yoktur. (70-Meâric 2)

 
 
3 - (Yüksek derecelere) yükselten yollar sahibi olan Allah'tandır. (70-Meâric 3)

 
 
4 - Melekler ve ruh (bu yollar ile kendi hızlarına göre) süresi ellibin yıl olan bir günde O'na yükselip-çıkar. (70-Meâric 4)

 
 
5 - O halde güzel bir sabırla sabret. (70-Meâric 5)

 
 
6 - Onlar gerçekten bunu (kıyameti) uzak görmektedirler. (70-Meâric 6)

 
 
7 - Biz ise onu yakın görmekteyiz. (70-Meâric 7)

 
 
8 - O gün gök erimiş maden gibi olur. (70-Meâric 8)

 
 
9 - Dağlar da (atılmış) rengarenk yün gibi olur. (70-Meâric 9)

 
 
10 - (O gün) hiçbir yakın-dost, bir yakın-dostu sormaz. (70-Meâric 10)

 
 
11 - Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir mücrim (suçlu-günahkar) o günün azabından (kurtulmak için) oğullarını fidye olarak vermek ister. (70-Meâric 11)

 
 
12 - Eşini ve kardeşini (70-Meâric 12)

 
 
13 - Ve kendisini barındıran aşiretini (soyunu) (70-Meâric 13)

 
 
14 - Yeryüzünde bulunanların hepsini (verse de) sonra kurtulsa. (70-Meâric 14)

 
 
15 - Hayır (asla kabul edilmez). Doğrusu o (cehennem) alev alev yanan bir ateştir. (70-Meâric 15)

 
 
16 - Başın derisini kavurup-soyar. (70-Meâric 16)

 
 
17 - Yüz çevirip arkasını döneni (kendisine) çağırır. (70-Meâric 17)

 
 
18 - (Mal ve servet) toplayıp da bir yerde (üst üste) yığmakta olanı. (70-Meâric 18)

 
 
19 - Gerçek şu ki insan haris (hırslı ve tamahkar) olarak yaratıldı. (70-Meâric 19)

 
 
20 - Kendisine bir şer (kötülük) dokunduğu zaman (niye bana diye sızlanır) feryat eder. (70-Meâric 20)

 
 
21 - Ona bir hayır dokunduğunda da (niye başkasına gitsin diye) engelleyici olur. (70-Meâric 21)

 
 
22 - Ancak namaz kılanlar hariç. (70-Meâric 22)

 
 
23 - Ki onlar namazlarında süreklidirler. (70-Meâric 23)

 
 
24 - Ve onların mallarında belirli bir hak vardır. (70-Meâric 24)

 
 
25 - İsteyip-dilenenler ve (istemekten çekinen) yoksullar-yoksunlar için. (70-Meâric 25)

 
 
26 - Onlar din gününü doğrulayıp-tasdik ederler. (70-Meâric 26)

 
 
27 - Onlar Rablerinin azabından korkup-çekinirler. (70-Meâric 27)

 
 
28 - Rablerinin azabından elbette ki emin olunamaz. (70-Meâric 28)

 
 
29 - Ve onlar ferclerini (mahrem yerlerini-ırzlarını) korurlar. (70-Meâric 29)

 
 
30 - Ancak eşleri ve sağ ellerinin sahip olduğu (cariyeler) müstesna. Çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar. (70-Meâric 30)

 
 
31 - Fakat bunun ötesini arayanlar artık onlar haddi aşanlardır. (70-Meâric 31)

 
 
32 - Onlar (kendilerine verilen) emanete ve verdikleri ahde riayet edenlerdir. (70-Meâric 32)

 
 
33 - Şahidliklerinde de dosdoğru davrananlardır. (70-Meâric 33)

 
 
34 - Namazlarını (titizlikle) koruyanlardır. (70-Meâric 34)

 
 
35 - İşte onlar cennetlerde ağırlananlardır. (70-Meâric 35)

 
 
36 - O küfredenlere ne oluyor ki (boyunlarını uzatıp) sana doğru koşuyorlar. (70-Meâric 36)

 
 
37 - Sağ yandan ve sol yandan bölükler halinde. (70-Meâric 37)

 
 
38 - Onlardan herbiri (nimetlerle donatılmış) Naim cennetine gireceğini mi umuyor? (70-Meâric 38)

 
 
39 - Hayır, asla. Gerçekten Biz onları bildikleri şeyden yarattık. (70-Meâric 39)

 
 
40 - Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, muhakkak ki Biz güç yetirenleriz. (70-Meâric 40)

 
 
41 - Onları kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirmeye (elbette güç yetiririz) ve Biz önüne geçilecekler de değiliz. (70-Meâric 41)

 
 
42 - O halde sen onları bırak, kendilerine vaadedilen (azab) günlerine kavuşuncaya kadar dalıp-oynasınlar, oyalansınlar. (70-Meâric 42)

 
 
43 - Kabirlerinden koşarcasına çıkacakları gün sanki onlar dikili bir şeye yönelmişler gibidir. (70-Meâric 43)

 
 
44 - Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşmüş' bir halde kendilerini zillet sarıp-kaplamıştır. İşte bu, kendilerine vaadedilmekte olan (kıyamet ve azab) günüdür. (70-Meâric 44)


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
 
 

سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ - 1
 
 

لِلْـكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ - 2
 
 

مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ - 3
 
 

تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ - 4
 
 

فَاصْبِرْ صَبْراً جَم۪يلاً - 5
 
 

اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَع۪يداًۙ - 6
 
 

وَنَرٰيهُ قَر۪يباًۜ - 7
 
 

يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ - 8
 
 

وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ - 9
 
 

وَلَا يَسْـَٔلُ حَم۪يمٌ حَم۪يماًۚ - 10
 
 

يُبَصَّرُونَهُمْۜ يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَد۪ي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَن۪يهِۙ - 11
 
 

وَصَاحِبَتِه۪ وَاَخ۪يهِۙ - 12
 
 

وَفَص۪يلَتِهِ الَّت۪ي تُـْٔو۪يهِۙ - 13
 
 

وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاًۙ ثُمَّ يُنْج۪يهِۙ - 14
 
 

كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ - 15
 
 

نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ - 16
 
 

تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ - 17
 
 

وَجَمَعَ فَاَوْعٰى - 18
 
 

اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاًۙ - 19
 
 

اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاًۙ - 20
 
 

وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاًۙ - 21
 
 

اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ - 22
 
 

اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ - 23
 
 

وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ - 24
 
 

لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ - 25
 
 

وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ - 26
 
 

وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ - 27
 
 

اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۚ - 28
 
 

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ - 29
 
 

اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ - 30
 
 

فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ - 31
 
 

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۖ - 32
 
 

وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ - 33
 
 

وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ - 34
 
 

اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ ۟ - 35
 
 

فَمَالِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا قِبَلَكَ مُهْطِع۪ينَۙ - 36
 
 

عَنِ الْيَم۪ينِۙ وَعَنِ الشِّمَالِ عِز۪ينَ - 37
 
 

اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ - 38
 
 

كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ - 39
 
 

فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ - 40
 
 

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْراً مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ - 41
 
 

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ - 42
 
 

يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ سِرَاعاً كَاَنَّهُمْ اِلٰى نُصُبٍ يُوفِضُونَۙ - 43
 
 

خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ - 44
 
 

Etiketler:

İnsan Dergisi

,