Sure Ayet

Nebe’ Suresi



Nebe’ Suresi 40 ayettir. Nüzulü Mekke'de olup 80. sure olarak inmiştir.
Kur'an-ı Kerim'de 581 sayfa numarasında yer almaktadır.
Hata! Lütfen tarayıcınızın ayarlarını kontrol edip daha sonra tekrar deneyin.
 

 
 
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

 
 
1 - Birbirlerine neyi sorup-duruyorlar? (78-Nebe’ 1)

 
 
2 - O büyük haberi mi? (78-Nebe’ 2)

 
 
3 - Ki kendileri onun hakkında ihtilafa düşmektedirler. (78-Nebe’ 3)

 
 
4 - Hayır, yakında bileceklerdir. (78-Nebe’ 4)

 
 
5 - Yine hayır, yakında bileceklerdir. (78-Nebe’ 5)

 
 
6 - Biz yeri bir döşek kılmadık mı? (78-Nebe’ 6)

 
 
7 - Dağları da birer kazık? (78-Nebe’ 7)

 
 
8 - Sizi (dişi ve erkek olarak) çift çift yarattık. (78-Nebe’ 8)

 
 
9 - Uykunuzu bir dinlenme yaptık. (78-Nebe’ 9)

 
 
10 - Geceyi bir örtü kıldık. (78-Nebe’ 10)

 
 
11 - Gündüzü maişet-geçim vakti kıldık. (78-Nebe’ 11)

 
 
12 - Sizin üstünüze yedi sağlamı (yedi kat göğü) bina ettik. (78-Nebe’ 12)

 
 
13 - Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) yarattık. (78-Nebe’ 13)

 
 
14 - Yoğunlaşıp-sıkışanlardan (bulutlardan) şarıl şarıl boşalan su indirdik. (78-Nebe’ 14)

 
 
15 - Ki onunla (sizin için) taneler ve bitkiler bitirip-çıkaralım. (78-Nebe’ 15)

 
 
16 - Ve birbirlerine sarmaş-dolaş bahçeler. (78-Nebe’ 16)

 
 
17 - Muhakkak ki o ayırma günü, belirlenmiş bir vakittir. (78-Nebe’ 17)

 
 
18 - Sur'a üfürüldüğü gün artık siz fevc fevc (bölük bölük) geleceksiniz. (78-Nebe’ 18)

 
 
19 - Gök açılmış, kapı kapı olmuştur. (78-Nebe’ 19)

 
 
20 - Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur. (78-Nebe’ 20)

 
 
21 - Şüphesiz ki cehennem 'görünen bir gözleme' yeridir. (78-Nebe’ 21)

 
 
22 - Haddi aşıp-azanlar için son bir varış yeridir. (78-Nebe’ 22)

 
 
23 - Bütün zamanlar-asırlar boyunca içinde kalacaklardır. (78-Nebe’ 23)

 
 
24 - Orada ne serinlik (görecekler), ne de (soğuk) bir içecek tadacaklar. (78-Nebe’ 24)

 
 
25 - Kaynar sudan ve irinden başka. (78-Nebe’ 25)

 
 
26 - (İşlediklerine) uygun bir ceza-karşılık olarak. (78-Nebe’ 26)

 
 
27 - Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı. (78-Nebe’ 27)

 
 
28 - Bizim ayetlerimizi de yalanladıkça yalanlıyorlardı. (78-Nebe’ 28)

 
 
29 - Biz ise her şeyi (bir kitabda) sayıp yazmışızdır. (78-Nebe’ 29)

 
 
30 - Şimdi tadın. Size artık azabdan başkasını artırmayacağız. (78-Nebe’ 30)

 
 
31 - Elbette ki muttakiler (korkup-sakınanlar) için 'bir kurtuluş ve mutluluk' vardır. (78-Nebe’ 31)

 
 
32 - Nice bahçeler ve üzüm bağları. (78-Nebe’ 32)

 
 
33 - Genç-göz alıcı yaşıt (eşler). (78-Nebe’ 33)

 
 
34 - Ve dolu kadehler. (78-Nebe’ 34)

 
 
35 - Orada boş ve yalan söz işitmezler. (78-Nebe’ 35)

 
 
36 - Rabbinden yeterli-kat kat bir lütuf-bağış olmak üzere. (78-Nebe’ 36)

 
 
37 - (Allah) göklerin, yerin ve her ikisi arasında bulunanların Rabbidir. (O izin vermeden hiç kimse) Rahman'a hitab etmeye güç yetiremez. (78-Nebe’ 37)

 
 
38 - Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün, Rahman'ın izin verdiklerinden başkaları konuşamazlar. (Konuşacak olan da ancak) doğru söyler. (78-Nebe’ 38)

 
 
39 - İşte bu (gelmesi) hak olan gündür. Artık dileyen Rabbine doğru bir yol edinsin. (78-Nebe’ 39)

 
 
40 - Biz sizi yakın bir azab ile uyarıp-korkuttuk. O gün kişi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacak ve kafir olan "Ah, keşke toprak olsaydım" diyecek. (78-Nebe’ 40)


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
 
 

عَمَّ يَتَسَٓاءَلُونَۚ - 1
 
 

عَنِ النَّبَأِ الْعَظ۪يمِۙ - 2
 
 

اَلَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ مُخْتَلِفُونَۜ - 3
 
 

كَلَّا سَيَعْلَمُونَۙ - 4
 
 

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ - 5
 
 

اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَاداًۙ - 6
 
 

وَالْجِبَالَ اَوْتَاداًۖ - 7
 
 

وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجاًۙ - 8
 
 

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتاًۙ - 9
 
 

وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاساًۙ - 10
 
 

وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشاًۖ - 11
 
 

وَبَنَيْنَا فَوْقَـكُمْ سَبْعاً شِدَاداًۙ - 12
 
 

وَجَعَلْنَا سِرَاجاً وَهَّاجاًۖ - 13
 
 

وَاَنْزَلْنَا مِنَ الْمُعْصِرَاتِ مَٓاءً ثَجَّاجاًۙ - 14
 
 

لِنُخْرِجَ بِه۪ حَباًّ وَنَبَاتاًۙ - 15
 
 

وَجَنَّاتٍ اَلْفَافاًۜ - 16
 
 

اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ م۪يقَاتاًۙ - 17
 
 

يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجاًۙ - 18
 
 

وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَـكَانَتْ اَبْوَاباًۙ - 19
 
 

وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَـكَانَتْ سَرَاباًۜ - 20
 
 

اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَاداًۙ - 21
 
 

لِلطَّاغ۪ينَ مَاٰباًۙ - 22
 
 

لَابِث۪ينَ ف۪يهَٓا اَحْقَاباًۚ - 23
 
 

لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْداً وَلَا شَرَاباًۙ - 24
 
 

اِلَّا حَم۪يماً وَغَسَّاقاًۙ - 25
 
 

جَزَٓاءً وِفَاقاً - 26
 
 

اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَاباًۙ - 27
 
 

وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّاباًۜ - 28
 
 

وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَاباً - 29
 
 

فَذُوقُوا فَلَنْ نَز۪يدَكُمْ اِلَّا عَذَاباً۟ - 30
 
 

اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ مَفَازاًۙ - 31
 
 

حَدَٓائِقَ وَاَعْنَاباًۙ - 32
 
 

وَكَوَاعِبَ اَتْرَاباًۙ - 33
 
 

وَكَأْساً دِهَاقاًۜ - 34
 
 

لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْواً وَلَا كِذَّاباًۚ - 35
 
 

جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَاباًۙ - 36
 
 

رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَاباًۙ - 37
 
 

يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفاًّۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَاباً - 38
 
 

ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰباً - 39
 
 

اِنَّٓا اَنْذَرْنَا‌كُمْ عَذَاباً قَر۪يباًۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْـكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَاباً - 40
 
 

Etiketler:

İnsan Dergisi

,