Kitaptan Alıntılar
Kitaplar A+ | Normal | A-

Kadının Onuru




Kadının Onuru
Sayfa Sayısı : 192 | İlk Basım Tarihi : 1993

Bir insanı öldüren bütün bir insanlığı öldürmüş gibi, bir insanı dirilten bütün bir insanlığı diriltmiş gibi olacağına göre, bu İlahi prensip istikametinde anneler hakkında da gayet açık bir ifadeyle "Bir insanı doğuran, bütün bir insanlığı doğurmuş gibidir!."diyebiliriz.

Bütün bir insanlığı doğurmak!.

Bu ifade, analar ve analık için mübalağalı bir ifade değildir. Analar gerçekten bütün bir insanlığı rahimlerinde taşıyan,

bütün bir insanlığın doğum sancısını çeken,

bütün bir insanlığı doğuran,

bütün bir insanlığı sütleriyle besleyen,

bütün bir insanlığın altını temizleyen,

bütün bir insanlığı yetiştiren insanlardır..

Mü'min ve müslim anneler ise, bu genellemenin daha özel ve daha yüce bir tanımına muhataptırlar. Çünkü doğurduğu evladını İslam terbiyesi ile büyüten ve onu güzel bir müslüman olarak yetiştiren mü'mine bir anne,

bütün müslümanları doğuran,

bütün müslümanları yetiştiren bir anne gibidir. Dolayısıyle herhangi bir müslümanın, diğer müslüman kardeşinin annesine "Anne" demesi, hem saygıyı ve hem de bu gerçeği ifade etmektedir.

İslam'ın açıkça ortaya koyduğu bu gerçek ise,

akıl ve insaf sahibi bütün erkeklerin gıpta edecekleri bir makamı sadece kadınlara veren ve bu makam ile sadece kadınları onurlandıran bir gerçektir.

Erkeklere özgü bazı düzlemlerde kadınların erkeklerle yarışması mümkün olmadığı gibi, kadınlara özgü böylesi düzlemlerde de erkeklerin kadınlarla yarışması, yarışabilmesi mümkün değildir. İnsani düzlemde kadın erkek ayırımı yapmayan ve bütün insanları hayırlarda yarışmaya teşvik eden İslam, cinsi özelliklerin önem kazandığı düzlemlerde ise bu ayırımı dikkate almakta ve kadınları, kendi gerçeklik düzlemlerinde yarışmaya, kendilerine özgü bu düzlemde değer kazanmaya davet etmektedir. Nitekim kadınların gerçek değerlerini kazandıkları, kazanabildikleri düzlemler, İslam'ın kadınları davet ettiği ve kadınları onurlandırdığı kendilerine özgü düzlemlerdir.

Kadınlar İslam'ın öngördüğü bu düzlemlerde gerçek kimliklerini bulabilecekler ve bu düzlemlerde değer kazanabileceklerdir.



[ Kitap Temini ]


Yorum yap yorum

Yorumlar [2]

Mehmed Alagaş
01.10.2017 11:49
Selamunaleyküm
Önce selam vereceksin Gülcan kardeşim sonra da söz konusu meselenin Kur’an’da nasıl yazıldığını kısaca araştıracaksın. Kur’an’da boşanan kadının başkasıyla evlenme şartı, bir veya ikinci boşanmadan sonra değil üçüncü boşanmadan sonra öne sürülen bir şarttır. Bu şartın hikmeti ise evlilik müessesine ve boşanma meselesine çok ciddi yaklaşılması, tekrar evlenme ve boşanmanın gayri ciddi bir oyun haline getirilmemesi içindir. Birbirlerine sevgisi ve saygısı olan eşler boşanmanın ciddi ve üçle sınırlandırılmış bir iş olduğunu bilecekler ki, eşlerinde hoşlarına gitmeyen bir durumla karşılaştıkları zaman ilk seçenek olarak boşanmayı düşünmeden birbirlerine sabırla ve anlayışla yaklaşacaklardır.

Bu konuyla ilgili olarak erkeğin eşine üç kere “Boş ol” demesinin üç talak anlamına gelmediğini, aralarında tek nikah olduğu için tek talak hükmünde olacağını hatırlatmak isterim. Halk arasında çok konuşulmasına rağmen örneklerine pek rastlanmayan Hülle yani üç talaktan sonra anlaşmalı nikah yaklaşımı ise dinimizin kabul etmediği bir yaklaşımdır.
Gülcan Demirci
30.09.2017 13:36

Kur' an' da eşinden ayrılan kadının başkasıyla evlenmeden eşiyle tekrar evlenemeyeceğini yazıyor. Neden acaba? Kitapta takıldığım anlam veremediğim tek süre budur. Hiç kimseden mantıklı bir cevap alamadım Bazen aksini düşünüyorum istemeden günaha giriyorum belki. Lütfen bir cevap verin.
Yorum yap yorum