Kitaptan Alıntılar
Kitaplar A+ | Normal | A-

Yoldaki Musibetler




Yoldaki Musibetler
Sayfa Sayısı : 160 | İlk Basım Tarihi : 1995

İslam'ın gerçek davetçileri olmaları gereken birçok muvahhid, kemiyet oluşturan kitleleri keyfiyete davet edeceklerine, kendi keyfiyetlerini yitirerek söz konusu kemiyetlere dahil oldular!.

Daha çok insanla beraber olmak,

daha çok insana hitap etmek,

daha çok insanın takdir ve onayını almak kaygısı, bu müstamel (eskimiş) muvahhidleri(!) kalabalıkların dolaştığı bitpazarına düşürmüştür.

On yıl öncesine kadar insanlara tevhitten ve tevhidi istikametten bahseden bu kimseler, artık demokrasiden, demokrasinin nimetlerinden ve politikanın imkanlarından bahsetmeye başlamışlardır. Daha önceleri "Maazallah, küfür küfür esiyor!." dedikleri politik rüzgarlar için, bugünlerde "Maşaallah, püfür püfür esiyor!." demektedirler.

İşin garip tarafı,

bunca değişmelerine ve tersyüz olmalarına rağmen İslam'dan ve İslam'ın tevhid çizgisinden ayrıldıklarını da kabul etmiyorlar!.

Bize göre köklü bir değişim, onlara göre ilerici bir gelişim olan bu hadise o kadar yaygınlaşmıştır ki, uluslararası küfri sistemlerle entegre olmalarına ve istikballerini demokrasinin yargısına teslim etmelerine rağmen "İstikbal İslam'ındır ve zafer inananlarındır" diyerek kendilerini aldatan bu insanlar, ne yazık ki görmek istemediğimiz kadar çoktur.

Bu avuntuyla uyuyan ve uyutulan insanlar o kadar çoktur ki,

demokrasinin faziletine birazcık inansam ve karşılaştığım meseleleri hakka değil, halka göre birazcık değerlendirsem, bu çokluktan etkilenmemem ve sebatla yürümeye çalıştığım yoldan kuşku duymamam belki de mümkün olamazdı!.

Söz buraya geldiği zaman bir kıssayı, bir fıkrayı hatırlıyorum. Tek yönlü bir otoban üzerinde gitmekte olan bizim Temel, arabasının radyosunda şöyle bir anonsla karşılaşır.,

Şu an seyretmekte olduğunuz otobandaki bir sürücü arabasını ters istikamette sürmektedir. Otoban üzerinde yol alan tüm sürücülerin, bu şaşkın sürücü ye dikkat etmeleri önemle duyurulur.

Direksiyonuna iki eliyle sarılmış olan ve gözlerini patlatırcasına açarak arabasını sürmeye çalışan Temel ise, radyodaki anonsa şu karşılığı verir.,

Şaşkın sürücü bir tane değil ki!. Hepsi üstüme üstüme geliyor!.

Bu fıkrayı ilk duyduğum zaman oldukça gülümse miştim. Doğru yolun, şaşkın kulları gelmişti aklıma!.

Fakat bu fıkra artık beni hiç güldürmüyor!.

Çünkü şöför mahallinde artık Temel'i değil, kendimi görmeye başladım!. Müslümanlarla aynı yolda bulunmamıza rağmen, son zamanlarda trafiğin yönü değişmişti!.

Hevadan fetvaya,

fetvadan takvaya doğru olan istikamet,

takvadan fetvaya, fetvadan hevaya doğru değişti!.

Bir zamanlar aynı yolu ve aynı istikameti takip ettiğimiz bazı müslümanlar, istikamet değiştirip üstümüze üstümüze gelmeye başladılar!. Onlara göre menfi bir değişim değil, müsbet bir gelişimdi bu!.

Bu gelişimin önündeki musibet ise bizdik!.

İslam'ın temel esaslarına özen göstererek tevhidi istikamette bir arpa boyu yol almaya çalışan ben Temel veya biz Temeller ise, bu çağdaş gelişimden nasiplenemeyen ve günümüz trafiğine aykırı giden birer şaşkın durumuna düşmüştük!.

Bizleri Allah'ın razı olacağı yegane yola hidayet eden Kur'an-ı Kerim'i bilmeyen veya bu yüce Kitab'ın gösterdiği yola iman etmeyen bir şaşkın olsam, kendi kendime "Acaba bu arkadaşlar hidayete erdiler de, dalalette bir biz mi kaldık!." diyeceğim. Ya da bozulmuş pikap gibi, rahmetli Necip Fazıl'ın şu mısralarını tekrar edeceğim.,

"Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz

Güneşe göç var da kalan biz miyiz?"

Rahman olan Rabbimize hamdolsun ki böylesi kuşkular, böylesi kuruntular içinde değiliz. Çünkü kimlerin doğru yolda olduğunu ve kimlerin saptığını bilen ve bildiren yegane merci Allah (c.c.)'dır.

Şüphesiz Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O dosdoğru yolda olanları da daha iyi bilendir.

6 En'am 117



[ Kitap Temini ]


Yorum yap yorum

Yorumlar [1]

Murtaza Sayın
27.01.2014 18:30
istikamet
rabbbim bizlere hakkı hak olarak gösterip hakka uyanlardan eylesin
Yorum yap yorum