Kitaptan Alıntılar
Kitaplar A+ | Normal | A-

Din Gerçeği ve İslam




Din Gerçeği ve İslam
Sayfa Sayısı : 80 | İlk Basım Tarihi : 1991

KİTAPTAN ALINTILAR...

"İslam gerçeği şayet namaz, oruç, hac gibi bazı ibadetlerden ibaret olsaydı, Kur'an-ı Kerim'deki; "..Bugün dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip beğendim.. (5 Maide 3)" buyruğu, namaz, oruç ve hac hükümlerinin hemen arkasından indirilir ve Kur'an-ı Kerim beş, on sahifelik bir Kitab olurdu.
Oysa biliyoruz ki ".Bugün dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip beğendim.." buyruğu, İslam'ın bütün bir yaşantıya intizam veren siyasi, ekonomik, iktisadi, sosyal ve diğer konulardaki hükümleri beyan edildikten sonra indirilmiştir. Beş, on sahife değil, altıyüzbeş sahife olan Kur'an-ı Kerim'de bütün bu konulara yer verilmektedir. Nitekim razı olacağı dinin nasıl ve ne şekilde yaşanacağını İlahi vahiyle beyan eden şanı yüce Rabbimiz, bu İlahi vahyin noksansız bir ifadesi olan Kur'an-ı Kerim'de.,
insanın Allah ile münasebetlerinden,
kendi nefsi ve şeytan ile,
kainat ve dünya ile,
aile ve akrabası ile,
insan ve toplum ile,
İslami veya gayriislami devlet ile,
yöneticiler ve liderler ile,
kanun ve hükümler ile,
adet ve ananeler ile münasebetlerine kadar, bütün bu konulara ferdi ve toplumsal düzlemde açıklık getirmektedir. Kur'an-ı Kerim'in nelere şamil olduğu engin muhtevasından anlaşılacağı gibi, aşağıdaki ayet i kerimede de bu gerçek beyan edilmektedir.,
.... Biz Kitab'ı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara da bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.-16 Nahl 89 "

"İslam devleti olduğu söylenen bazı ülkelerde, İslam'ın sosyal ve ekonomik adaletinden hiçbir eser yok iken, İslam ceza hukuku yürürlüğe konmaktadır. Böylesi toplumlarda İslam ceza hukukunu yürürlüğe koyanlar, hiçbir şüpheniz olmasın ki İslam düşmanıdırlar. Bunların gayeleri halk kitlelerini İslam'dan uzaklaştırmak, İslam'a düşman etmektir. Çünkü İslam'ın sosyal adaletiyle karşılaşmadan, İslam'ın ceza hukukuyla yüzyüze getirilen halk kitleleri, gayet doğaldır ki böyle zannettikleri İslam'a düşman olacaklardır.
İslam'ın sosyal ve ekonomik adaletinin sağlanmadığı böylesi toplumlarda hırsızın elini değil, İslam adına(!) bu cezayı yürürlüğe koyanların elini kesmek gerekir. Ayrıca halkın malını çalan, halkın milli değerlerini gaspederek üst üste yığdıkları petrodolarları batı bankalarına kaçıran asıl hırsız kendileridir. Bu ülkelerde İslam adına hırsızın elini kesmek gerekirse, sadece ve sadece bu satılmış yöneticilerin elini kesmek gerekir."



[ Kitap Temini ]


Yorum yap

Yorumlar [6]

Mehmed Alagaş
29.05.2020 22:09
4730
Ve aleykümselam
Allah katında hak dinin İslam olduğunu ve Rabbimizin her peygamberi bu din üzere gönderdiğini biliyoruz. Yaşadığımız dünyada hak vasfını koruyan sadece Kur’an’a dayalı İslam olduğu için, bunun dışında kalan dinler elbette vardır. Bu dinler beşer kaynaklı dinler olabileceği gibi ehl-i kitab gibi semavi kaynaklı dinler de olabilir. Kaynağı İslam olmasına rağmen müntesipleri tarafından tahrif edilmeleri nedeniyle bunlara İslam diyemeyeceğimiz için diğer semavi dinler ifadesini kullanıyoruz..
Ali Doğan
29.05.2020 20:46
4729
Selamun aleyküm.
Hocam size bir hususu danışmak istiyorum. Sitedeki bazı yazılarınızda ehli kitap hakkında diğer dinler diye bahsediyorsunuz. Acaba Allah azze ve celle Yeryüzüne İslam'dan başka bir din indirmişmidir?
Selam ve dua ile...
Mehmed Alagaş
25.03.2020 13:05
4424
Selamunaleyküm
Abdurrahman kardeşim “Namazlara ve orta namaza (titizlik göstererek) devam edin . Allah'a huşu ile (saygı dolu korkuyla, namaza) durun. (2-Bakara 238)” ayetindeki “es salati el vusta” ifadesi orta namaz anlamına gelmektedir. Şaşkınca bazı konuşmalardan etkilenerek günlük namazları üç vakit kabul edersek orta namazı öğle namazına tekabül ederken, sahih rivayetlerdeki beş vakit olduğu gerçeğini dikkate alırsak ikindi namazına tekabül etmektedir. Bu gibi hususlarda ayetlerin emri olarak Resulullah (s.a.v.)’in sahih sünnetini dikkate aldığımız zaman mesele zaten çözülmekte, sahih rivayetlerle beş vakit namaz gerçeği açıkça anlaşılmaktadır. Ancak Resulullah (s.a.v.)’e nisbet edilen yalan rivayetlerden hareket ederek sahih sünnetin geneline karşı bir inkar yoluna gidildiği zaman ayetlerin bizlere pratik karşılığını bildiren Efendimiz (s.a.v.)’in yerine hoca veya alim denilen şaşkınlar konulmakta ve tevhid dini gereksiz tartışmalarla parçalanmaktadır.
Bundan sakınılması duasıyla..
Abdurrahman Gümüş
25.03.2020 12:41
4423
Sure: 2-Bakara Suresi Ayet: 238
Mehmet bey bu ayette ikindi nanazi işaret ediliyor galiba. Orta namazu denilirken. Lakin meal de orta namazı yaziyor ama arapça karşılığını göremedim. 5 vakit namazın kuranda karşılığını sade bir şekilde bana anlatabikirmisiniz. İnanmadigimdan falan değil haşa. Yazilarinizi beğenerek takip ediyorum soran arkadaşlara anlaşılır bir şekilde açıklayabilmek için istiyorum teşekkür ederim
Mehmed Alagaş
19.03.2020 13:55
4414
Ve aleykümselam
Zeynep kardeşim, Firavunlar ve Karunlar da dahil olmak üzere bütün insanlar Allah karşısında zaten aciz ve çaresizdirler. Burada önemli olan söz konusu acizliğin her durumda fark edilmesi ve Allah’a imani bir teslimiyetin gösterilmesidir. İşte bu noktada insanların nefsi durumları ve kalitesi ortaya çıkmaktadır. Bazı insanlar birkaç küçük şeye sahip oldukları zaman kendilerini güçlü ve Allah’tan müstağni görürlerken, Süleyman (a.s.) gibi dünya mülküne ve iktidarına sahip olan insanlar ise Allah karşısında kendilerini her durumda güçsüz ve aciz görmeye devam etmektedirler.

Tabi ki bu söylediklerimiz uç örneklerdir. İnsan nefsine dair bildiğimiz genel gerçek ise sağlıkta ve zenginlikte azmaya meyyal oluşudur. Zaten bu nedenledir ki Rahman olan Rabbimiz değişik vesilelerle bizlere aciz ve güçsüz olduğumuzu hatırlatarak imani bir teslimiyet göstermemizi dilemektedir. Böyle bir durumla karşılaşarak iman eden sen güzel kardeşim “Çaresizlikten ve acizlikten iman etmek, gerçek iman mıdır?” diye soruyorsun. Elbetteki gerçek bir imandır. Biliyorsun ki çok açık bir acizlik ve çaresizlik içindeyken bile iman etmeyen ve isyanlarını sürdüren milyonlarca insan vardır. Bu durumda bizlere değişik vesilelerle acizliğimizi göstererek iman edenlerden olmamızı lutfeden Allah’a hamdetmemiz gerekir. En başta ben olmak üzere hiçbirimiz “Allah bana herşeyden bolca verseydi azıp-isyan etmezdim” diyemeyiz ve dememeliyiz.
Sonuç olarak bizlere her vesileyle acizliğimizi hatırlatan ve bizleri azdıracak nimetler vermeyen Allah’a hamdolsun diyoruz..
Zeynep Taş
19.03.2020 12:47
4413
İmana dair
Selamun Aleyküm abi. Size abi diyorum çünkü ailemizden biri gibi oldunuz artık.. Beni buraya yazmaya iten sebep sizin tevhidi duruşunuz ve sorulara verdiğiniz samimi cevaplar... Rabbim yolunuzu bereketli ve daim kılsın.. Sizi burdan gizli gizli takip eden bi okurunuz olarak hem kendimden haberdar etmek adına hem aklımdakine cevao bulmak adına hem de burdaki okurların da vereceğiniz cevaptan istifade etmesi adına size sorum olacak müsadenizle...

Tevhidi imana yeni kavuşmuş bir anneyim.. Uzatmamak için sorumu yazıyorum hemen..

Kurduğum ve inandığım bi cümle var .. Bu cümleye inanıyorum ve şartlar oluşsa yaparım..
Acaba bu düşünce inanç noktasında tehlikeli mi değilmi bilmek isterim.. Cümlem şu :
' Çaresizlikten ve acizlikten iman etmek kişiyi imandan çıkarır mı ?"
Çünkü bazen ben iyiki acizmişim yoksa beni kimse tutamazdı ve iman etmezdim belkide diyorum .. Düşünce olarak bu geliyor zihnime
Bu tehlikeli mi ?
Şartlar oluşsa acizlik giderilse iman etmezdim düşüncesi imani zayıflık mı?
Adınız ve Soyadınız (*)

Emailiniz (varsa)

Başlık

Yorum (*)


LÜTFEN DİKKAT:
IP numaranız kaydedilmektedir. Yorumlarınız sebebiyle ilgili kişi ve kurumların yasal işlemler başlatabileceğini unutmayınız. Aşağıdaki sebeplerle yorumlarınız onaylanmayacaktır.
  • Küfür, hakaret, tehdit, rencine edici ifadeler
  • İnançlara saldırı
  • Büyük harflerle yazılmış cümleler