KİTAPLARDAN ALINTILAR
Birlikte değerlendirelim-3 / Rahmetim Gazabımı Geçti
Birlikte değerlendirelim-3 / Rahmetim Gazabımı Geçti
Çalışmalarınızı dikkatle izlediğim için anlamakta zorluk çektiğim "Rahmetim gazabımı geçti.." hadis-i kutsisini sormak istiyorum. Bazı kesimler "Allah'ın zatında bir değişiklik olmaz ve böyle bir söz Kur'an'da yok" diyerek bu hadis-i kutsiyi reddederken, bazı kesimler bu hadis-i kutsiden hareketle Allah'ın herkesi affedeceğini ve cehennemliklerin bile ateşte ebedi kalmayacaklarını öne sürüyorlar...
Yazının tamamı...
"Yazmak veya yazar olmak, kendi başına bir değer değildir. Çünkü doğruları yazmak değil yaşamak yiğitliktir. Rablerinin huzuruna okur-yazar olarak değil okur-yaşar olarak çıkmaya çalışan müslümanlar, ebedi kurtuluşu umabilecek müslümanlardır." 
... 
"Din nasihattir.
İlahi ölçüye göre doğru ve insanlar için faydalı gördüğünüz mesajları, internet üzerinden veya çıktı alarak bilgisayarı olmayan kardeşlerinizle paylaşın ki siz küçük adımlarla rahmete giderken, rahmet de büyük adımlarla size geliyor olsun."
KISA SORULAR insandergisi.com

İslam'da Fetih Savaşı Var Mıdır?

İslam'da Fetih Savaşı Var Mıdır?Selamun Aleykum Muhterem Hocam, Öncelikle hizmetlerinizden dolayı Allah razı olsun. Kıymetli zamanınızı alacağım hakkınızı helal edin sevgili Hocam, Kur'an'ın bütününe baktığımızda İslam'da Fetih Savaşı olmadığını, Savunma Savaşı olduğunu görüyoruz.! Fakat bu noktada Neml süresi 37.ayet bana müşkül geldi.. Aydınlatırsanız sevinirim; "Onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, karşı koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış-aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız."(Neml Suresi 37) Selam ve dua ile Allah'a emanet olun.      <<< Halil Haksever >>>

Yazının tamamı...
AYETLERİ ANLAMAK Mehmed ALAGAŞ

Hadislere Ameli Yönden Yaklaşım

Hadislere Ameli Yönden YaklaşımSelamunaleykum hocam. 
Kur'an-ı Kerim'deki abdest ile ilgili ayetlere bakıldığında yellenmek ile ilgili bir hususla karşılaşılmamasına rağmen yellenmenin abdesti bozacağı hükmüne nasıl varıldığını anlamaya çalışıyorum? Bazı hocalar bu hususta herhangi bir delil olmadığını ileri sürerek uykunun ve yellenmenin abdesti bozmayacağını söyleseler de içime sindiremediğim bu görüşe karşı bir delil ortaya koyamamaktan da rahatsız oluyorum. Bu husustaki görüşlerinizi siz de paylaşırsanız ufkumun biraz daha genişleyeceğini umarak saygı ve selamlarımı sunuyorum.                     <<< Abdullah >>>

Ve aleykümselam Abdullah kardeşim
Benzer tartışmaları son zamanlarda ben de duyuyorum. Kur'an-ı Kerim'deki "Ey iman edenler, sarhoş iken ne dediğinizi bilinceye ve cünüb iken de -yolculukta olmanız hariç- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişseniz yahud kadınlara yaklaşıp da su bulamamışsanız, bu durumda temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah Afüvv'dür (çok affedendir), Gafur'dur (çok bağışlayandır)." (4-Nisa 43) buyruğunu ve aynı hususları zikreden Maide 6 ayetini esas alan bazı kardeşlerimiz, bu ayetlerde abdesti bozan diğer hususlar belirtilmediği için meseleyi sadece ayette zikredilenler çerçevesinde ele alıp, uyumanın veya yellenmenin abdesti bozmayacağı gibi sonuçlara ulaşmaktadırlar.

Oysa abdesti nelerin bozup-bozmadığı geniş çerçevede hadislerle açıklık kazanan bir meseledir. Ne var ki bu kardeşlerimiz konuyla ilgili hadislerle karşılaştırıldığında "Bunlar Kur'an'da yok, Kur'an-ı Kerim bu hadisleri tasdik etmiyor" diyerek söz konusu iddialarını sürdürmeye devam etmektedirler. Bu önemli meselenin söz konusu örnek üzerinden değil, hadislere yaklaşım usulü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü bu usul tartışılıp-değerlendirilmezse, aynı usulden kaynaklanan ve namaz, oruç, hac gibi önemli amellerimize de uzanan birçok yanlış istifhamı sorgulamak zorunda kalırız.

Ne yazık ki son zamanlarda Kur'an-ı Kerim'i öncelediğini söyleyen bazı çevrelerin hadislere karşı çok olumsuz yaklaştıklarına şahit oluyoruz. Oysa kısacık akıllarıyla -ki benimki de kısadır- bir çırpıda eleştirip-reddettikleri rivayetler, alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (s.a.v.)'e nisbet edilen rivayetlerdir..... 

Yazının tamamı...

"En karamsar vakitlerinizde bile yaşama isteğinizi ve Allah'a kulluk heyecanınızı kaybetmeyiniz. Çünkü her güzel şeyin, en güzel bir şekilde bulunduğu cennette dahi Allah'ı hoşnut edebileceğimiz böylesi vakitler yoktur. Allah'ı hoşnut etmek isteyen müslümanlar için yaşadığımız dünya vakitleri, cennet vakitlerinden çok daha değerlidir."
"Hiç kimseye ve hiçbir gruba "Size geleceğiz" demiyoruz. Hiçbir kimseye ve hiçbir gruba "Bize gelin" de demiyoruz. Ne dediğimiz açıktır. Gelin hep birlikte Allah ve Resulünün tartışmasız daveti olan Kur'an-ı Kerim'e icabet edelim."
"Yüce Kitabımızdaki "Gerçek şu ki dinlerini parça parça edip kendileri de grup grup olanlar (var ya), senin onlarla hiçbir ilişkin (alakan) yoktur. Onların işi Allah'a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. (6-En'am 159)" buyruğuna iman ve teslimiyet gösteren müslümanlar olarak, İslam ümmetinin bütünlüğünü değil kendi mezhep, meşrep ve fırkalarını önceleyerek dinlerini parçalayanlarla bizim de bir ilişiğimiz ve onlarla tartışacağımız bir husus yoktur. Elbetteki onlara da dua ediyor, "Allah hepimizi hak ve hakikatte birleştirsin" diyoruz."
"Burası öncelikle halka değil hakka açık özel ve küçük bir sitedir. Ayet-i kerimelere muhalif yollarda karşılaşılan sorunları tartışma ve çözme gayesi olmadığı gibi vahiyden kaynaklanmayan popüler gündemlere de dahil olma niyeti yoktur. Bu sitedeki yegane hedefimiz hakkı anlayan ve yaşamaya çalışan az sayıdaki kardeşlerimizle rivayetlere değil ayetlere dayalı hakkı konuşmak ve paylaşmaktır. Bundan başka bir gayesi olanlar bu özelimize saygı göstererek lütfen bizden ve bu siteden uzak dursunlar."
...