KİTAPLARDAN ALINTILAR
YAYINLANDI!
YAYINLANDI!
Değerli kardeşlerimiz!
Rabbimizin lütfuyla raflardaki yerini almış olan "23 MESELE" isimli kitabımızın sırt yazısını sizlerle paylaşırken, farklı vesilelerle gündeme alınan bu yirmiüç mesele hakkında yazılanlardan tüm kardeşlerimizin istifade edeceğini umuyoruz. Hayr ve hayra vesile olması duasıyla..
<<< insandergisi.com >>>
Yazının tamamı...
"Yazmak veya yazar olmak, kendi başına bir değer değildir. Çünkü doğruları yazmak değil yaşamak yiğitliktir. Rablerinin huzuruna okur-yazar olarak değil okur-yaşar olarak çıkmaya çalışan müslümanlar, ebedi kurtuluşu umabilecek müslümanlardır." 
... 
"Din nasihattir.
İlahi ölçüye göre doğru ve insanlar için faydalı gördüğünüz mesajları, internet üzerinden veya çıktı alarak bilgisayarı olmayan kardeşlerinizle paylaşın ki siz küçük adımlarla rahmete giderken, rahmet de büyük adımlarla size geliyor olsun."
KISA SORULAR insandergisi.com

Kur'an Meali Okumak Caiz Midir?

Kur'an Meali Okumak Caiz Midir?Selamunaleyküm
Mehmet hocam bazı kitaplarınızı okudum, Allah razı olsun. Size bir sorum olacak. Bizlere hadislerin öneminden bahsederek hadis okumaya teşvik eden hocalarımız, anlayamayacağımız için Kur'an meali okumamızın caiz olmadığını söylüyorlar. Bizlere tefsir ilmi okumadan ve arapça bilmeden Kur'an'dan yanlış hükümler çıkaranlardan örnek verdikleri için biz meal okumaktan çekiniyoruz. Hocalarımız Kur'an-ı Kerim'i öğrenmek istiyorsak arapça öğrenmemizin şart olduğunu veya arapça öğrenememişsek tefsirleri okuyabileceğimizi söyledikleri için tefsir okumaya gayret ediyoruz. Ama benim içime yine de sinmiş değil. Herkesin yazdığı veya türkçeye çevirdiği birçok kitabı okumamız caiz iken Kur'an mealini okumamız niye caiz değil? Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?   <<< Abdullah >>>

Yazının tamamı...
AYETLERİ ANLAMAK Mehmed ALAGAŞ

Hadis İmamlarına Yaklaşımımız

Hadis İmamlarına YaklaşımımızS.A. Hem Kuranı öncelediğinizi hemde Buhariyi sevdiğinizi ve de ona rahmet okuduğunuzu söylüyormuşsunuz.
Resulullah'ın sümüğünü kutsayarak sahabenin o sümüğü eline elbisesine sürdüğünü rivayet eden Buhariye inanıyormusunuz? Bunun Kurani delili nedir?        <<< Abdullah >>>

Ve aleykümselam
Peygamberler dışında hiçbir insana, hiçbir raviye iman etme mükellefiyetimiz yoktur Abdullah kardeşim. Buhariyi ve benzer hadis imamlarını sevdiğimiz ve onları rahmetle andığımız doğrudur. Çünkü ilk iki asırda yaşayan müslümanlarca yokluğu fazlaca hissedilmeyen Nebevi sünnet halk arasında unutulmaya ve tahrif edilmeye başlandığında sahih rivayetlerin toplanması ve bir araya getirilmesi Muhammed ümmeti için çok önemli bir çalışmadır. Bunun Kurani delili ise aşağıdaki ayet-i kerimedir.,

"Ey iman edenler. Allah'a itaat edin, Resule ve sizden olan emir sahiblerine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız onu Allah ve Resulüne arz edin (onların emirlerine göre halledin). Bu (sizler için) hem hayırlı ve hem de sonuç bakımından daha güzeldir."(4-Nisa 59)

Hepimizin bildiği gibi bu ayet-i kerime sadece asr-ı saadet müslümanlarını değil, kıyamete kadar yaşayacak olan bütün müslümanları muhatab almaktadır. Anlaşmazlığa düştüğümüz bir meseleyi Allah'a götürmek elbetteki İlahi kelam olan Kur'an'a götürmektir. Ayette önce Allah zikredildiği için tabi ki önce Kur'an'a yönelecek ve anlaşmazlığımızın cevabını önce Kur'an'da arayacağız. Peki Kur'an'da bulamazsak veya Kur'an'da olmasına rağmen bunu anlayış seviyemize göre fark edemezsek ne yapacağız? Bu sorumuzun cevabı ayetin devamında verilmekte ve "Resulüne arzedin" buyurulmaktadır.

Kur'an-ı Kerim ve bu ayet-i kerime evrensel olduğuna göre bu hükümle amel etmemiz gereken bizler, karşılaştığımız anlaşmazlığı Efendimiz (s.a.v.)'e nasıl arzedecek ve konuyla ilgili cevaba nerede ulaşacağız. İşte bu noktaya geldiğimizde Resulullah (s.a.v.)'in örnekliğine ve bizlere bu örnekliği açıklayan sahih hadislere ne kadar muhtaç olduğumuzu anlayabiliyoruz.

Yazının tamamı...

"En karamsar vakitlerinizde bile yaşama isteğinizi ve Allah'a kulluk heyecanınızı kaybetmeyiniz. Çünkü her güzel şeyin, en güzel bir şekilde bulunduğu cennette dahi Allah'ı hoşnut edebileceğimiz böylesi vakitler yoktur. Allah'ı hoşnut etmek isteyen müslümanlar için yaşadığımız dünya vakitleri, cennet vakitlerinden çok daha değerlidir."
"Hiç kimseye ve hiçbir gruba "Size geleceğiz" demiyoruz. Hiçbir kimseye ve hiçbir gruba "Bize gelin" de demiyoruz. Ne dediğimiz açıktır. Gelin hep birlikte Allah ve Resulünün tartışmasız daveti olan Kur'an-ı Kerim'e icabet edelim."
"Yüce Kitabımızdaki "Gerçek şu ki dinlerini parça parça edip kendileri de grup grup olanlar (var ya), senin onlarla hiçbir ilişkin (alakan) yoktur. Onların işi Allah'a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. (6-En'am 159)" buyruğuna iman ve teslimiyet gösteren müslümanlar olarak, İslam ümmetinin bütünlüğünü değil kendi mezhep, meşrep ve fırkalarını önceleyerek dinlerini parçalayanlarla bizim de bir ilişiğimiz ve onlarla tartışacağımız bir husus yoktur. Elbetteki onlara da dua ediyor, "Allah hepimizi hak ve hakikatte birleştirsin" diyoruz."
"Burası öncelikle halka değil hakka açık özel ve küçük bir sitedir. Ayet-i kerimelere muhalif yollarda karşılaşılan sorunları tartışma ve çözme gayesi olmadığı gibi vahiyden kaynaklanmayan popüler gündemlere de dahil olma niyeti yoktur. Bu sitedeki yegane hedefimiz hakkı anlayan ve yaşamaya çalışan az sayıdaki kardeşlerimizle rivayetlere değil ayetlere dayalı hakkı konuşmak ve paylaşmaktır. Bundan başka bir gayesi olanlar bu özelimize saygı göstererek lütfen bizden ve bu siteden uzak dursunlar."
...