20-Tâ-Hâ Suresi | 97. Ayet « Önceki Ayet | Sonraki Ayet »
Sure Ayet
قَالَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِداً لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفاًۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفاً
Hata! Lütfen tarayıcınızın ayarlarını kontrol edip daha sonra tekrar deneyin.
 
(Musa) dedi ki "Haydi (defol) git. Artık sen hayatın boyunca "Bana dokunmayın!" diyeceksin. Ayrıca senin için kaçıp-kurtulamayacağın bir ceza günü var. Üstüne kapanıp tapındığın ilahına da bir bak. Biz onu yakacağız sonra parça parça ufalayıp denize savuracağız."
(20-Tâ-Hâ 97)
 
kâle : dedi
fezheb (fe izheb) : artık git
fe : o zaman, artık
inne : muhakkak
leke : senin için, sana, sen
fî el hayâti : hayatta
en tekûle : senin söylemen, demen
lâ misâse : dokunmayın
ve inne : ve muhakkak
leke : senin için, sana
mev'ıden : vaadedilen
len tuhlefe-hu : asla hilâf olunmayacak
vanzur (ve unzur) : ve bak
ilâ ilâhi-ke : senin ilâhına
ellezî : ki o
zalte : sen ısrar ettin
aleyhi : ona
âkifen : kendini vakfeden, bağlı olan, düşkün (tutkun) olan
le nuharrikanne-hu  (nuharrike enne-hu) : onu biz mutlaka, elbette yakacağız
summe : sonra
le nensifenne-hu  (nensife enne-hu) : onu mutlaka, elbette savuracağız, toz haline getirip atacağız
fî el yemmi : denizde, denize
nesfen : toz haline getirerek, savurarak
 
Türkçe ve kelime mealiyle ilgili bir ikazınız
veya ayetlerle ilgili önemli bir sorunuz varsa ( sorunuza açıklık getirerek ) lütfen bize iletiniz.

Adı ve Soyadı (*)

E-mail (varsa)

Sorunuz (*)

Kalan Karakter: [ ]

Güvenlik Kodu (*) Toplama işleminin sonucunu yazınız
3 3 =


(*) Zorunlu
Etiketler:

İnsan Dergisi

,