Sure Ayet

Tahrim Suresi



Tahrim Suresi 12 ayettir. Nüzulü Medine'de olup 107. sure olarak inmiştir.
Kur'an-ı Kerim'de 559 sayfa numarasında yer almaktadır.
Hata! Lütfen tarayıcınızın ayarlarını kontrol edip daha sonra tekrar deneyin.
 

 
 
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

 
 
1 - Ey peygamber. Eşlerinin rızasını-hoşnutluğunu gözeterek, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin (kendine) haram kılıyorsun? Allah Gafur'dur (çok bağışlayandır), Rahim'dir (rahmetiyle çok esirgeyendir). (66-Tahrim 1)

 
 
2 - Allah (böylesi) yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz kılmıştır. Allah sizin mevlanızdır (veliniz ve sahibinizdir). O Alim'dir (herşeyi hakkıyle bilendir), Hakim'dir (hüküm ve hikmet sahibidir). (66-Tahrim 2)

 
 
3 - Hani peygamber, eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşi) bunu (başkalarına açıp) haber vermiş, Allah da bunu (sırrın ifşa edildiğini) peygambere açıklayınca (peygamber ona) bunun bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu kendisine haber verince (eşi) "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. O da "Bana bilen, (her şeyden) haberdar olan haber verdi" dedi. (66-Tahrim 3)

 
 
4 - Eğer sizler (peygamberin iki eşi) Allah'a tevbe ederseniz (iyi olur) çünkü kalpleriniz eğrilik gösterdi. Şayet ona karşı birbirinize destek olursanız (bilin ki) Allah onun Mevlasıdır (velisi ve sahibidir). Cibril de, mü'minlerin salih olanı da ve bunların ardından melekler de ona yardımcıdırlar. (66-Tahrim 4)

 
 
5 - Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona sizden daha hayırlı, müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler de verebilir. (66-Tahrim 5)

 
 
6 - Ey iman edenler. Kendinizi ve ailenizi (yakınlarınızı) ateşten koruyun. Ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun üzerinde oldukça sert-haşin melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse karşı gelmezler ve emredildiklerini yerine getirirler. (66-Tahrim 6)

 
 
7 - Ey küfredenler. Bugün özür beyan etmeyin. Siz ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz. (66-Tahrim 7)

 
 
8 - Ey iman edenler. Allah'a nasuh (samimi-kesin) bir tevbe ile tevbe edin. Umulur ki Allah sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyeceği günde sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokar. (O gün onların) nurları önlerinde ve sağ yanlarında koşup-parıldar. Derler ki "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz ki Sen her şeye kadirsin." (66-Tahrim 8)

 
 
9 - Ey peygamber. Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı 'sert ve caydırıcı' davran. Onların barınma yeri cehennemdir. Orası gidilip-varılacak ne kötü bir yerdir. (66-Tahrim 9)

 
 
10 - Allah inkar edenlere Nuh'un karısını ve Lut'un karısını misal verdi. İkisi de kullarımızdan iki salih kulumuzun (nikahları-himayeleri) altındaydı ancak onlara hainlik ettiler. (Kocaları peygamber de olsa) Allah'tan gelen hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıramadı. İkisine de "Ateşe girenlerle birlikte siz de girin" denildi. (66-Tahrim 10)

 
 
11 - Allah iman edenlere de Firavun'un karısını örnek gösterdi. Hani (güvenli bir yuva hasretiyle) demişti ki "Rabbim bana Kendi katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar." (66-Tahrim 11)

 
 
12 - İmran'ın kızı Meryem'i de (örnek gösterdi). Ki o ırzını-iffetini korumuştu. Biz ona ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitablarını tasdik etti. O, (Allah'a) gönülden itaat edenlerdendi. (66-Tahrim 12)


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
 
 

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكَۚ تَبْتَغ۪ي مَرْضَاتَ اَزْوَاجِكَۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ - 1
 
 

قَدْ فَرَضَ اللّٰهُ لَـكُمْ تَحِلَّةَ اَيْمَانِكُمْۚ وَاللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ - 2
 
 

وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثاًۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ - 3
 
 

اِنْ تَتُوبَٓا اِلَى اللّٰهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَاۚ وَاِنْ تَظَاهَرَا عَلَيْهِ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ مَوْلٰيهُ وَجِبْر۪يلُ وَصَالِـحُ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذٰلِكَ ظَه۪يرٌ - 4
 
 

عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُٓ اَزْوَاجاً خَيْراً مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَاراً - 5
 
 

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ - 6
 
 

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟ - 7
 
 

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحاًۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّـنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ - 8
 
 

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ - 9
 
 

ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاً وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ - 10
 
 

وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا امْرَاَتَ فِرْعَوْنَۢ اِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ ل۪ي عِنْدَكَ بَيْتاً فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّن۪ي مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه۪ وَنَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ - 11
 
 

وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهِ مِنْ رُوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِه۪ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِت۪ينَ - 12
 
 

Etiketler:

İnsan Dergisi

,