Eski Masaüstü Görünüm

Armageddon Savaşı Yaklaşıyor Mu? Engellenebilir Mi? Nasıl?


Armageddon, Melhâme-i Kübrâ, Büyük Savaş !

Selamünaleyküm Mehmet hocam,

Hadislerde geçen Melhâme-i Kübrâ yakın mı?

Saygılarımla... (12 Ağustos 2018 - Yusuf GÖKÇE)

Ve aleykümselam,

Yusuf kardeşim evanjelistlerin Armageddon dedikleri kıyamet öncesi bu büyük savaşın zamanlaması müslümanlarla ilgili bir durum değildir. Kendi dini kaynaklarına göre zamanın geldiğine inanan ve şeytani üst akıla bağlı olan evanjelistler, sık sık vurguladığım gibi reel politikanın dışına çıkarak bunu gerçekleştirmek istemektedirler. Doların yükseltilmesiyle başlayan ekonomik saldırılar da, bu savaştan önce Türkiye’yi zayıf düşürmek içindir. “Türkiye bundan etkilenir mi?” dersen, bu tercihe bağlıdır. Yıllar önce söylediğimiz gibi kapitale değer verenler, kapitalist emperyalizm karşısında yenilmeye mahkûmdurlar. Kapitale değer veren solcuların da yenik düştüğü bu kapitalist emperyalizm ancak ve ancak kapitale değer vermeyecek olan gerçek müslümanlar tarafından yıkılacaktır. Esas itibariyle ahireti önemsediklerini söyleyen geniş kesimlerin, dünyayı ve dünyalığı ne kadar önemseyip-önemsemediklerini bu süreçte göreceğiz. (12 Ağustos 2018 - Mehmed ALAGAŞ)

... Bütün bu gelişmeler bizlere "Albert Pike'nin" 3. dünya savaşına giderken uygun zemini hazırlama çalışmaları olduğunu göstermektedir. Asırlar boyu semavi dinleri tahrif etmek isteyen bu şeytani zihniyet, artık Armageddon dedikleri bir savaş ile semavi din mensuplarını birbirine kırdırmak ve bu savaş sonrasında semavi dinlerden umudunu kesen insanlık içinde Lusiferin yani şeytanın tek dünya hakimiyetini kurmak istemektedirler. Bu şeytani zihniyetin asırlardır hazırlığını yaptığı Armageddon savaşı, kesinlikle ve kesinlikle bir hak-batıl savaşı olmayacaktır. Çünkü bu savaşın hak-batıl savaşı olabilmesi için öncelikle hak ve batılın ortaya çıkması ve safların birbirinden ayrılması gerekmektedir.

İşte şeytan aleyhillane bu hak batıl ayırımının olmasını hiç istememektedir. Nedeni ise hak ve batıl birbirinden ayrıldığı zaman Allah'ın yardımı hakkın yanında olacak ve batılın hiçbir şansı kalmayacaktır. Bunu bildiği için böyle bir durumun ortaya çıkmaması adına her şeyi yapmakta, hak ile batılı birbirine karıştırmaktadır. Bunu nasıl yapıyor sorusunun cevabı ise ortadadır. Görüleceği gibi hakka talip müslümanlar Rabbimizin bildirdiği hak bir yola değil, bu şeytani zihniyetin öngördüğü kapitalist sistemleri esas alarak demokratik yollara ve demokratik cephelere davet edilmektedir. 1950 lerde ezanın aslına çevrilmesi lutfuyla (!) demokrasinin ne olduğunu bilmeyen milyonlarca dindar nasıl demokrat yapılmışsa, son on yılda Türkiye'nin önderliğinde aynı operasyon arap ülkelerinde yapılmış ve milyonlarca insan demokrasi uğruna telef edilerek olay Suriye'ye yani Armageddon savaşının yapılacağı arenaya kadar getirilmiştir.

Museviler de dahil olmak üzere semavi din mensuplarının birbirlerini kırmaya başlayacakları ve kendilerine göre meşru nedenlerle nükleer silah kullanabilecekleri bu büyük savaşın gerçekleşebilmesi elbetteki tarafların değişik düşmanlıklar etrafında toplanması ve son derece tahrik edilmeleriyle mümkündür. Şeytani aklın sahipliğinde olan dünya medyası tarafından dinler arası bu savaşın ortak düşmanlık merkezine tabi ki şeytani zihniyetin tahrif edemediği müslümanlık konulacak, bu müslümanlar bir lider etrafında demokratik söylemlerle yönlendirilecek ve müslüman aleminde bu liderin bir mehdi gibi algılanması desteklenirken aynı medya tarafından yahudi ve hıristiyan alemine deccal olarak lanse edilecektir. Zaten araştırmacıların gözlemi de gelişmelerin bu istikamette olduğu, batı dünyasında bu lidere deccal denilerek müslüman aleyhtarı sağ radikalizmin hızla yükseltildiği ve insanların bu lanet savaşa hazırlatıldığı noktasındadır.

(5 Mayıs 2019 - Son Sözlerimiz Ne Olurdu? - Mehmed ALAGAŞ)

... Son on yılda şeytani üst aklın iki ayrı kolu olan küresel sermaye ile evanjelistler arasında bir çatlak, bir mücadele olduğu söylenmektedir. Küreselcilerle evanjelist tavanda değil tabanda bir çatlak olduğu doğru olmasına rağmen bunların birbirleriyle ciddi ve denk bir mücadeleleri söz konusu değildir. Asıl itibariyle musevi, hıristiyan veya evanjelist değil katıksız bir şekilde pagan olan ve şeytana tapan küresel sermaye bir yol ayırımına gelmiş, asırlardır taşıyıp-beslediği siyonistler de dahil olmak üzere ehl-i kitab safrasından artık kurtulmaya karar vermiştir.

Şeytani üst akılın Amerika'yı artık gözden çıkardığını yıllar önce yazmıştık. Evanjelist ve siyonist halk kesimlerinin küreselciler hakkında "Bunlar bizim dini ve ailevi değerlerimizi yok etmek istiyorlar" demeleri doğru bir söz olsa da, bu kesimleri kontrol altında tutan ve harekete geçiren lider kimseler yine aynı şeytani zihniyette bağlı pagan kimselerdir. Nitekim evanjelist ve siyonistleri bu küreselcilere karşı değil de kendileri gibi semavi dine sahip olan müslümanlara karşı savaşa kışkırtmaları, en üst kademede bir ayrılık olmadığını ve Armageddon savaşıyla bunlardan da kurtulmak istediklerini göstermektedir.

Aynı üst akıl Türkiye'yi de kendisinin destekleyip-kullandığı terör kuşağı tehlikesi ve kışkırtmalarıyla Suriye'ye yani Armageddon sahasına çekmeye çalışmaktadır. Reel olmasına rağmen öncül olmayan bu terör tehlikesine şimdilik soğukkanlı yaklaşılması ve fazla ileri gidilmeden sadece gereğinin yapılması gerekmektedir. Çünkü asıl büyük tehlike şeytani bir plan içinde ve asılsız rivayetlerle asırlardır hazırlığı yapılan bu Armageddon savaşıdır ki, bu savaşta bütün semavi din mensuplarının ve etnik milliyetçilerin kullanılan kurbanlar olduğunun anlaşılması hiç güç değildir. ...

(5 Mayıs 2019 - Son Sözlerimiz Ne Olurdu? - Mehmed ALAGAŞ)

... Evet, müslümanlar ve ehl-i kitab dünyası şeytani üst aklın projesi olan Armageddon savaşına hızla yaklaştırılmaktadır. Merkezi Suriye ve doğu Akdeniz olarak belirlenen bu savaşta museviler ve siyonistler de dahil olmak üzere semavi din mensupları birbirine kırdırılacak ve "Albert Pike'in mektubunda" belirttiği gibi Lusiferin yani şeytanın hakimiyetinde tek dünya devleti kurulmak istenecektir. ...

(5 Mayıs 2019 - Son Sözlerimiz Ne Olurdu? - Mehmed ALAGAŞ)

... Armageddon savaşını organize eden şeytani üst akıl, görüldüğü gibi düşmanlık merkezine müslümanları koyarak musevi veya hıristiyan olan diğer ehl-i kitab grupları bir şer cephesinde toplamakta ve müslümanlar aleyhine kışkırtmaktadır. Bu şer cephesinde Allah'a inanan fakat şeytani üst aklın planını bilmeyerek batıl propagandalara aldanan milyonlarca samimi dindar vardır. Yapılması gereken ilk iş bu şer ittifakının bozulması, ehl-i kitab cephesindeki hak batıl ayırımının gerçekleştirilmesidir. Çünkü rivayetlerde de "Melhame-i Kübra" olarak zikredilen bu savaş kaçınılmaz olsa da, bu savaşın bir hak batıl savaşı durumuna getirilmesi gerekmektedir. Peki bu nasıl yapılacak, hak ve batıl nasıl ortaya konulacak, ehl-i kitab içindeki Allah'a inanan samimi dindarlar bu şer ittifakından nasıl ayrılacaktır? İşte bu çok önemli sorunun cevabını bizlere Rabbimiz vermektedir;

Kitab ehlinden ve müşriklerden küfre sapanlar, kendilerine beyyine (beyan-apaçık delil-belge) gelinceye kadar (bulundukları durumdan ve birbirlerinden) ayrılacak değillerdi. (Oysa) Allah tarafından gönderilmiş-bir resul (kendilerine) tertemiz sahifeleri okumaktadır. Onların içinde (isteyip-beklemekte oldukları) kayyum (tek başına yeterli dosdoğru) yazılı deliller-ayetler vardır. Kitab ehlinden olanlar ancak kendilerine beyyineler (apaçık deliller-belgeler) geldikten sonra ayrılığa düştüler. (98-Beyyine 1-4)

Asırlardır şeytani üst aklın koltuklarının altına sıkıştırdığı tahrif edilmiş kitablarda hakkı arayan ehl-i kitab dünyası, tahrif edilememiş bir İlahi mesaja hasret durumundadırlar. Tahrif edilememiş yegane İlahi kitab Kur'an olmasına rağmen şeytani propaganda ile bu kitle Kur'an-ı Kerim'e ön yargılı yaklaştırılmıştır. Bu yüce Kitab ile aralarında asırlar boyunca din adamları olmuş ve onların yanlış telkinleri ile Kur'an'dan uzak tutulmuşlardır. Fakat bu iletişim çağında batıl hızla yaygınlaştırıldığı gibi hak gerçekler de üstü örtülemeden ortaya konulabilecek ve Allah'ın dilediği kadarıyla dilediği insanlara iletilebilecektir.

Rabbimizin yukarıdaki ayetlerde bizlere verdiği müjde ise bu İlahi Kitab'ta asırlar önce ayetlerle bildirilen bazı hakikatlerin-bazı olayların ahir zamandaki tecellilerle beyyine kazanacağı ve bu beyyinelerle Kitab'ın hak bir Kitab olduğu diğer semavi dinlere mensup dindarlar tarafından da görülüp-anlaşılacağıdır. İşte bunu gerçekleştirmemiz ve samimi olan ehl-i kitab dindarları bu şer ittifakından ayırmamız gerekmektedir. Bunu yaptığımız zaman hak batıl ayrılmış olacak ve şeytani üst akıl sadece kendi taraftarlarıyla baş başa kalacaktır. ...

(5 Mayıs 2019 - Son Sözlerimiz Ne Olurdu? - Mehmed ALAGAŞ)

... İşte Armageddon savaşından önce bu beyyinelerin açıklık kazanması ve karşımızda şer ittifakının bozulması gerekmektedir. Şeytani üst akıl hologramla Mesih'in inişini gösterip, insanları sanal ayetlerle uyutma hazırlığı yaparken, bizler Kur'an'ın bildirdiği hak mucizelerle dünya insanlarını neden uyandırmayalım ki? Hiç şüpheniz olmasın ki bu beyyineler ile Kur'an-ı Kerim Allah'a inanan bütün insanların dünya gündemine girecek, yegane İlahi Kitab olarak bütün inananları aynı ortak kelimeye davet edecek ve Sünnetullah ile tehdidin ne anlama geldiği açıklık kazanacaktır. Çünkü dünyevi nedenlerle Şeytani üst akılı takip edenler Firavun'un cesedine baktıkları zaman Sünnetullah hafızaları tazelenecek ve Allah'ın davetini inkar ettiklerinde aynı akibete kendilerinin de uğrayacağını göreceklerdir. ...

(5 Mayıs 2019 - Son Sözlerimiz Ne Olurdu? - Mehmed ALAGAŞ)

... Olan ve olacakları bu şekilde özetledikten sonra tevhidi düşünen bütün kardeşlerimizin hiçbir umudsuzluğa ve karamsarlığa kapılmamalarını isteriz. Hak adına yapılması gereken bir hak batıl savaşı olursa, elbetteki çoluğumuzla çocuğumuzla kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Ancak şeytani zihniyetin hazırladığı Armageddon savaşına yaklaşırken Efendimiz (s.a.v.)'in şu nasihatini devamlı hatırlar ve aklımızda tutarız;

Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İnsanlar öyle günler görecek ki katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek." "Bu nasıl olur?" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "Herçtir (karışıklık ve fitnedir)! Öldüren de ölen de ateştedir."

Bu rivayetteki "Katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek" sözlerinin manası, onları karşı karşıya getirecek olanların esas amacını, esas gayesini bilemeyeceklerdir anlamındadır. Yoksa bunlar durup dururken karşı karşıya gelen ve birbirlerini öldürmek isteyen insanlar değildir. Herbirine şeytani zihniyet tarafından bir gaye ve düşmanlık gösterilerek karşı karşıya getirilmişlerdir. Bunları bildiğimiz için hak yolda ve Hak adına olmayan fitne savaşlarından uzak durur ve gerekirse yine Resulullah (s.a.v.)'in nasihatini dikkate alarak bir ağaç kavuğunda ağaç kabuğu yiyerek yaşamayı tercih ederiz.

Çünkü öncelikli hedefimiz İslam'ı dünyada değil nefsimizde hakim kılmaktır. Bu yüce dinin dünyada hakim olup-olmaması, bu dinin Sahibi olan Allah'ın takdirindedir. İçinde yaşadığınız sistem ne olursa olsun, bu dünyada müslümanın Allah'a kulluğunu engelleyebilecek hiç bir güç yoktur. Bir hücrenin duvarına zincirlensek bile gözümüzle namazımızı kılar ve Rabbimize yüz akıyla kavuşuruz. Karşılaşabileceğimiz ekonomik zorluklar ne olursa olsun bizler cenneti arzulayan müslümanlar olarak dünyevi endişeleri ve dünyevi kaygıları bu dünyayı isteyenlere bırakır, gerekirse ailelerimizi bir haneye toplayarak aynı tencereden, aynı ekmeği bölüşerek yiyebilir ve Rabbimize hamdederiz. Son sözlerimizi söylediğimize göre ahir zaman müslümanları olarak vahdet hasretiyle yıllardır gönlümüzden ve dilimizden düşürmediğimiz son duamızı da yapabilir, Rahman olan Rabbimizden cehennemlik olmamalarına rağmen henüz saflarımıza katılmayan tüm insanların hidayetini dilenebiliriz;

"Ya Gafur-ur Rahman ve Hadi olan Rabbimiz. Şu an imtihan hayatında bulunan insanlardan ve cinlerden cehennemlik olanların dışında kalanlara acı, merhamet et, onları ıslah et, onlara hidayet et. Aynı istisna ile Muhammed ümmetine de acı, merhamet et, onları ıslah et, onların günahlarını affet, onları şer ve kötülüklerden koru, onlara yardım et, onlara hidayet et, onların bir ve beraber olmalarını nasib et. Ya Rabbi gelmiş ve gelecek bütün mü'minlerin, bütün müslimlerin günahlarını affet, onları bağışla, onlara mağfiret et. Bizlerin de onlardan olmamızı nasib et. Amin ya Rabbel alemin.."

Evet,
yarın ölecek olsak kısaca bunları yazar ve "Hakkınızı helal edin" derdik..
Umarız helal ederdiniz..

(5 Mayıs 2019 - Son Sözlerimiz Ne Olurdu? - Mehmed ALAGAŞ)

20 Ekim 2023
insandergisi.com




Yorum Yap


Yorumlar yeniden eskiye doğru sıralanmıştır.
Sıralamayı çevirmek için tıklayınız.

Kadriye Haşimoğlu
07-12-2023 23:44
#5762
Tam Da Bugünlere İşaret Etmiş.

Selam sizlerin ve bizlerin, zulüm altındaki tüm kardeşlerimizin üstüne olsun.

Gazze'deki yaşananlardan sonra Batı ya da Doğuda Kuran'a görülmemiş bir yöneliş var. Tam da hocamızın tesbit ettiği gibi Hak ve Batıl safları belirginleşmeye başladı. Melhame-i kübra yakın gözüküyor. O zamana kadar sosyal medya aracılığı ile Kuran'a yönelen kardeşlerimize ulaşmak, bağ kurmak lazım. Bir taraftan da düşmanlara korku salacak silahları edinmek üzere çalışma yapmak lazım. Elbette öncelikle kendi ailemizi ve evlatlarımızı uyarmamız, şuurlu, şiarlı yetiştirmemiz gerekiyor.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun. İmanının ışığıyla bizim yolumuzu da aydınlatan hocamızdan razı olsun. O ne güzel kuldu. Allah cc Mehmet hocama rahmet, kerem ve lütfuyla muamele eylesin. Efendimize komşu eylesin.


Talha
23-10-2023 09:39
#5745
Selamünaleyküm

Allah sana merhamet etsin güzel Adam... Allahın bak dediği yerden bakabilmeyi beceren ve öğreten hocam... Öyle daraltıcı günler geçiriyoruz ki, yapabilecek birşey bulamayan bizler bunları hatırlayarak bu savaş ne zaman deyip biran evvel Hak batıl saflarının ayrılmasını diliyoruz... Hazırlığımızı ona göre, asıl yapılması gerekenleri yapmaya çalışarak hazırlıklı olmalıyız inşaallah... Allah islam, iman ve cihat kavramlarının hakkını verebilmeyi nasibetsin...


insandergisi.com :

Amin...




Güvenlik Kodu (*)
İşlemin sonucunu aşağıya yazınız : 41 çarpı 2 = ?


(*) Zorunlu

LÜTFEN DİKKAT:
IP numaranız kaydedilmektedir. Yorumlarınız sebebiyle ilgili kişi ve kurumların yasal işlemler başlatabileceğini unutmayınız. Aşağıdaki sebeplerle yorumlarınız onaylanmayacaktır.
  • Küfür, hakaret, tehdit, rencide edici ifadeler
  • İnançlara saldırı
  • Büyük harflerle yazılmış cümleler