Eski Masaüstü Görünüm


"... Kur’an-ı Kerim’de zamanın algılanışıyla ilgili bütün ölçütler, ayette muhatap alınan yaratılmışlara göredir. Bütün yaratılmışlar aynı mutlak zamanın içinde yaşamalarına rağmen her yaratılmışın (yaşam hızına göre) zaman algısı farklıdır. Dolayısıyle zaman algılanış ölçütüyle ilgili bütün ayetleri, ayette muhatap alınan yaratılmışa göre değerlendirmemiz gerekir. .." Yazının tamamı...


"Yazmak veya yazar olmak, kendi başına bir değer değildir. Çünkü doğruları yazmak değil yaşamak yiğitliktir. Rablerinin huzuruna okur-yazar olarak değil okur-yaşar olarak çıkmaya çalışan müslümanlar, ebedi kurtuluşu umabilecek müslümanlardır." 
... 


"Din nasihattir.
İlahi ölçüye göre doğru ve insanlar için faydalı gördüğünüz mesajları, internet üzerinden veya çıktı alarak bilgisayarı olmayan kardeşlerinizle paylaşın ki siz küçük adımlarla rahmete giderken, rahmet de büyük adımlarla size geliyor olsun."

Tevhid Gerçeği ve Realite Yanılgısı



Euzübillahimineşşeytaniracim

Bismillahirrahmanirrahim

Bildiğiniz üzere "Birlikte Değerlendirelim" üst başlığı altında, merhum ALAGAŞ hocamızın öncülüğünde önemli meseleler ele almış ve siz değerli kardeşlerimizin de katkılarıyla konuları ilmek ilmek işleyerek anlamaya/anlatmaya çalışmıştık. Hocamızın, vefatından kısa bir süre önce bir kardeşimize yazdığı cevaptaki şu satırlar, sitemizin bundan sonraki yayın hayatında ve özellikle "Birlikte Değerlendirelim" başlığı altında neler yapmamız ve hangi meselelere odaklanmamız gerektiği konusunda muhkem bir yol haritası oldu bizler için;

"... Mesela yazmayı sevmeyen bir abin olarak şu anki bilinç düzeyimle dünyaya yeni gelmiş olsaydım, dünyanın ve Müslümanların içinde olduğu bu durumu gördükten sonra geceli gündüzlü yazmaya başlar ve paylaşmam gereken gerçekleri hiç kimseye sormadan paylaşırdım. Lakin geldiğim bu noktada yazmak ve haykırmak istediklerimi zaten yazmış ve paylaşmış durumdayım. Yeni üç-dört kitap oluşturacak notlarım ve yazılarım olmasına rağmen yeni bir kitab çıkarmayı hiç düşünmüyorum. Çünkü benim açımdan yeni şeylerin yazılması değil, yazılanların anlaşılması dönemindeyiz."

Hocamızın henüz yayınlanmamış notlarının ve yazılarının paylaşılması mümkün olur mu? Eğer mümkün olursa ne zaman? Bunların hiçbirini bilmiyor, Rabbimizin takdirinin ne şekilde tecelli edeceğini bilemiyoruz. Ancak hocamızın yazdıklarını, layıkıyla anlaşılabilmeleri ümidiyle tekrar tekrar gündeme getirmek ve siz değerli kardeşlerimiz ile birlikte yeniden değerlendirmek istiyoruz. Müşkil bir meselenin özünü, en yalın ifadelerle paylaşmakta oldukça mahir olan Mehmed ALAGAŞ'ın ardından, böylesi bir çalışmanın faydalı olacağını umuyor, bir paragrafa aslında nelerin sığdırılabildiğini görelim/gösterelim istiyoruz...

Bu çalışma için en doğru başlangıcın, hocamızın "... son sözleriniz ne olurdu?" sorusuna verdiği oldukça kapsamlı cevap ile mümkün olabileceğini düşünüyoruz. Zira bir çok dersi ve nasihati içinde barındıran, adeta vasiyet niteliğinde bir cevap olmuştu Mehmed ağabeyimizin "Son Sözlerimiz Ne Olurdu?" yazısı ....


Yazının tamamı...

"En karamsar vakitlerinizde bile yaşama isteğinizi ve Allah'a kulluk heyecanınızı kaybetmeyiniz. Çünkü her güzel şeyin, en güzel bir şekilde bulunduğu cennette dahi Allah'ı hoşnut edebileceğimiz böylesi vakitler yoktur. Allah'ı hoşnut etmek isteyen müslümanlar için yaşadığımız dünya vakitleri, cennet vakitlerinden çok daha değerlidir."


"Hiç kimseye ve hiçbir gruba "Size geleceğiz" demiyoruz. Hiçbir kimseye ve hiçbir gruba "Bize gelin" de demiyoruz. Ne dediğimiz açıktır. Gelin hep birlikte Allah ve Resulünün tartışmasız daveti olan Kur'an-ı Kerim'e icabet edelim."


"Yüce Kitabımızdaki "Gerçek şu ki dinlerini parça parça edip kendileri de grup grup olanlar (var ya), senin onlarla hiçbir ilişkin (alakan) yoktur. Onların işi Allah'a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. (6-En'am 159)" buyruğuna iman ve teslimiyet gösteren müslümanlar olarak, İslam ümmetinin bütünlüğünü değil kendi mezhep, meşrep ve fırkalarını önceleyerek dinlerini parçalayanlarla bizim de bir ilişiğimiz ve onlarla tartışacağımız bir husus yoktur. Elbetteki onlara da dua ediyor, "Allah hepimizi hak ve hakikatte birleştirsin" diyoruz."


"Burası öncelikle halka değil hakka açık özel ve küçük bir sitedir. Ayet-i kerimelere muhalif yollarda karşılaşılan sorunları tartışma ve çözme gayesi olmadığı gibi vahiyden kaynaklanmayan popüler gündemlere de dahil olma niyeti yoktur. Bu sitedeki yegane hedefimiz hakkı anlayan ve yaşamaya çalışan az sayıdaki kardeşlerimizle rivayetlere değil ayetlere dayalı hakkı konuşmak ve paylaşmaktır. Bundan başka bir gayesi olanlar bu özelimize saygı göstererek lütfen bizden ve bu siteden uzak dursunlar."
...


Bir Ayet

Kur’an Dinle

Kur’an İçerisinde Ara
Tevhid Gerçeği ve Realite Yanılgısı



Euzübillahimineşşeytaniracim

Bismillahirrahmanirrahim

Bildiğiniz üzere "Birlikte Değerlendirelim" üst başlığı altında, merhum ALAGAŞ hocamızın öncülüğünde önemli meseleler ele almış ve siz değerli kardeşlerimizin de katkılarıyla konuları ilmek ilmek işleyerek anlamaya/anlatmaya çalışmıştık. Hocamızın, vefatından kısa bir süre önce bir kardeşimize yazdığı cevaptaki şu satırlar, sitemizin bundan sonraki yayın hayatında ve özellikle "Birlikte Değerlendirelim" başlığı altında neler yapmamız ve hangi meselelere odaklanmamız gerektiği konusunda muhkem bir yol haritası oldu bizler için;

"... Mesela yazmayı sevmeyen bir abin olarak şu anki bilinç düzeyimle dünyaya yeni gelmiş olsaydım, dünyanın ve Müslümanların içinde olduğu bu durumu gördükten sonra geceli gündüzlü yazmaya başlar ve paylaşmam gereken gerçekleri hiç kimseye sormadan paylaşırdım. Lakin geldiğim bu noktada yazmak ve haykırmak istediklerimi zaten yazmış ve paylaşmış durumdayım. Yeni üç-dört kitap oluşturacak notlarım ve yazılarım olmasına rağmen yeni bir kitab çıkarmayı hiç düşünmüyorum. Çünkü benim açımdan yeni şeylerin yazılması değil, yazılanların anlaşılması dönemindeyiz."

Hocamızın henüz yayınlanmamış notlarının ve yazılarının paylaşılması mümkün olur mu? Eğer mümkün olursa ne zaman? Bunların hiçbirini bilmiyor, Rabbimizin takdirinin ne şekilde tecelli edeceğini bilemiyoruz. Ancak hocamızın yazdıklarını, layıkıyla anlaşılabilmeleri ümidiyle tekrar tekrar gündeme getirmek ve siz değerli kardeşlerimiz ile birlikte yeniden değerlendirmek istiyoruz. Müşkil bir meselenin özünü, en yalın ifadelerle paylaşmakta oldukça mahir olan Mehmed ALAGAŞ'ın ardından, böylesi bir çalışmanın faydalı olacağını umuyor, bir paragrafa aslında nelerin sığdırılabildiğini görelim/gösterelim istiyoruz...

Bu çalışma için en doğru başlangıcın, hocamızın "... son sözleriniz ne olurdu?" sorusuna verdiği oldukça kapsamlı cevap ile mümkün olabileceğini düşünüyoruz. Zira bir çok dersi ve nasihati içinde barındıran, adeta vasiyet niteliğinde bir cevap olmuştu Mehmed ağabeyimizin "Son Sözlerimiz Ne Olurdu?" yazısı ....


Yazının tamamı...

"... Kur’an-ı Kerim’de zamanın algılanışıyla ilgili bütün ölçütler, ayette muhatap alınan yaratılmışlara göredir. Bütün yaratılmışlar aynı mutlak zamanın içinde yaşamalarına rağmen her yaratılmışın (yaşam hızına göre) zaman algısı farklıdır. Dolayısıyle zaman algılanış ölçütüyle ilgili bütün ayetleri, ayette muhatap alınan yaratılmışa göre değerlendirmemiz gerekir. .."

Yazının tamamı...

"Yazmak veya yazar olmak, kendi başına bir değer değildir. Çünkü doğruları yazmak değil yaşamak yiğitliktir. Rablerinin huzuruna okur-yazar olarak değil okur-yaşar olarak çıkmaya çalışan müslümanlar, ebedi kurtuluşu umabilecek müslümanlardır." ... 

"Din nasihattir. İlahi ölçüye göre doğru ve insanlar için faydalı gördüğünüz mesajları, internet üzerinden veya çıktı alarak bilgisayarı olmayan kardeşlerinizle paylaşın ki siz küçük adımlarla rahmete giderken, rahmet de büyük adımlarla size geliyor olsun."

"En karamsar vakitlerinizde bile yaşama isteğinizi ve Allah'a kulluk heyecanınızı kaybetmeyiniz. Çünkü her güzel şeyin, en güzel bir şekilde bulunduğu cennette dahi Allah'ı hoşnut edebileceğimiz böylesi vakitler yoktur. Allah'ı hoşnut etmek isteyen müslümanlar için yaşadığımız dünya vakitleri, cennet vakitlerinden çok daha değerlidir."

"Hiç kimseye ve hiçbir gruba "Size geleceğiz" demiyoruz. Hiçbir kimseye ve hiçbir gruba "Bize gelin" de demiyoruz. Ne dediğimiz açıktır. Gelin hep birlikte Allah ve Resulünün tartışmasız daveti olan Kur'an-ı Kerim'e icabet edelim."

"Yüce Kitabımızdaki "Gerçek şu ki dinlerini parça parça edip kendileri de grup grup olanlar (var ya), senin onlarla hiçbir ilişkin (alakan) yoktur. Onların işi Allah'a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. (6-En'am 159)" buyruğuna iman ve teslimiyet gösteren müslümanlar olarak, İslam ümmetinin bütünlüğünü değil kendi mezhep, meşrep ve fırkalarını önceleyerek dinlerini parçalayanlarla bizim de bir ilişiğimiz ve onlarla tartışacağımız bir husus yoktur. Elbetteki onlara da dua ediyor, "Allah hepimizi hak ve hakikatte birleştirsin" diyoruz."

"Burası öncelikle halka değil hakka açık özel ve küçük bir sitedir. Ayet-i kerimelere muhalif yollarda karşılaşılan sorunları tartışma ve çözme gayesi olmadığı gibi vahiyden kaynaklanmayan popüler gündemlere de dahil olma niyeti yoktur. Bu sitedeki yegane hedefimiz hakkı anlayan ve yaşamaya çalışan az sayıdaki kardeşlerimizle rivayetlere değil ayetlere dayalı hakkı konuşmak ve paylaşmaktır. Bundan başka bir gayesi olanlar bu özelimize saygı göstererek lütfen bizden ve bu siteden uzak dursunlar."...