Kısa Sorular A+ | Normal | A-

Firavun'un Cesedi Bulunmadı Mı?



Firavun'un Cesedi Bulunmadı Mı?

Öncelikle böyle hakkı açıklayıcı bir site hazırladığınız için allah razı olsun çalışmalarınızın devamını yüce Allah'tan diliyoruz. Kur'an'ı anlamak anlatmak ve yaşamak nasip etsin Allah. Mehmet abi kitaplarınızı okuyoruz ve çok memnunuz bir kitabınızda firavunun hala denizin altında olduğundan ve kıyamet günü yine o denizin altından dirileceğinden bahs ediyorsunuz bu konuda bizleri biraz aydınlatırsanız sevniriz. Allah'ın selamı üzerinize olsun.        <<< Mehmet ŞENTÜRK >>>

Sayın Mehmet ŞENTÜRK!
Tüm kardeşlerimizle birlikte tekrar tefekkür edersek meselenin daha iyi anlaşılacağı ümidiyle, konuyla ilgili bölümleri kitaplardan alıntı yaparak istifadenize sunuyoruz. 'Sona Son Kala' isimli kitapta konuyla ilgili şunlar zikredilmişti;

"... Mesela şanı yüce Rabbimiz, Firavun ve ordularının helakıyla ilgili olarak açık bir ayet, açık bir belge bıraktığını buyurmakta ve bu belgelerden birisinin Firavun'un cesedi olduğunu bildirmektedir. Sular boğazına gelinceye kadar küfür dolu inkarından vazgeçmeyen Firavun, boğulacağını anladığı son anda "...İsrailoğullarının kendisine inandığı ilahtan başka ilah olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım."(10-Yunus 90) demişti. O zamana kadar gördüğü onca mucizeye rağmen iman etmeyen Firavun'un, can boğaza geldiği zaman söylediği bu anlamsız söz kendisine fayda vermemiş ve "Şimdi mi (iman ettin)? Oysa sen önceleri hep isyan etmiş ve fesad çıkaranlardan olmuştun. (Artık) senden sonrakilere bir ayet (tarihi bir belge, ibret) olman için bugün senin bedenini kurtaracağız. Gerçi insanlardan çoğu, Bizim ayetlerimizden gafildirler."(10-Yunus 91-92) cevabı verilmişti.

Ayet-i kerimede de işaret edildiği gibi Allah'ın ayetlerinden gafil olan insanlar, seksenli yılların başlarında bulunan ve Londra British müzesinde teşhir edilen bir cesedin Firavun'a ait olduğunu söylemişler ve İslami basın da dahil olmak üzere "Dörtbin yıllık mucize" başlığıyla gündeme getirmişlerdi!. Neyin ne olduğunu yeterince bilmediğimiz o yıllarda bu büyük habere(!) itibar etmemiz, tabi ki müslüman çoğunluğa inanmaktan ve Allah'ı yeterince dikkate almamaktan kaynaklanan bir hatamızdı!. Birçok yayın organında hala bir mucize gibi yayınlanan o görüntüyü hatırlarsanız; Firavun olduğu söylenen o kurumuş cesedin, mumyalanarak korunan (veya mumyalanmamasına rağmen istisnai olarak çok bozulmayan) binlerce yıllık diğer cesetlerden fazlaca bir farkı olmadığı görülecektir.

İyi ama Rabbimizin koruması ile,
insanların mumyalayarak koruması arasında bir fark olması gerekmez mi? Rabbimizin herhangi bir bedeni koruması, mumyacıların korudukları kadar bir koruma mıdır? Bu soruyu sorduğumuz an, hiç duraksamadan Allah'ı tenzih ve takdis etmemiz gerekir. Şanı yüce Rabbimiz Firavun'un cesedini sonraki nesiller için bir ayet olmak üzere koruyacağını bildirmişse, hiç kuşkunuz olmasın ki o ceset boğulduğu andaki tazeliğinde durmakta ve gözlerinde, boğulduğu anın dehşetini taşımaktadır. Dünya müslümanları olarak bu İlahi gerçekliğe, bu açıklıkta iman etmemiz gerekirken; şeytan aleyhillane yine yapacağını yapmış ve görüntülü bir batıl haber ile, henüz görüntüsüyle karşılaşmadığımız hak bir ayetin üzerini örtmeye çalışmıştır." (Sona Son Kala)


Daha sonra yayınlanan '2012 ve İki Deniz Arası' kitabında aynı konunun tekrar altı çizilip şu ifadelere yer verilmişti;

"Dolayısıyle Kur'an-ı Kerim'de "İnsanlar için bir ayet kıldık" ifadesiyle verilen ve henüz tecelli etmeyen bütün ayetler, hiç kuşkunuz olmasın ki dünya yaşantısındaki insanlar için kıyametten önce mutlaka ve mutlaka tecelli edecek olan ayetlerdir. Mesela kıyamet öncesi dönemde kesinlikle tecelli edeceği, ortaya çıkacağı bildirilen bu ayetlerden birisi, Musa Aleyhisselam'ı hidayet değil düşmanlık duygularıyla takip eden ve bu azgınlığı neticesinde denizde boğulan Firavun'un cesediyle ilgili olan ayettir....

...Gerçi bazı kimseler bu sözlerimiz üzerine bize dönecekler ve "Siz ne anlatıyorsunuz? Bu ayet zaten bulunmuştur" diyebileceklerdir. Çünkü onların anlayışına göre bu ayet seksenli yılların başında ortaya çıkmış, British müzesine kaldırılmış ve bu mesele kapanmıştır!...

...Müslümanların önemli bir kesimi bu cesede imani bir heyecanla "Dörtbin yıllık mucize" derken, dünyanın büyük bir çoğunluğu bunu gündemlerine bile almamışlar ve kayda değer bir haber olarak görmemişlerdir. Oysa şanı yüce Rabbimizin "İnsanlar için ayettir" dediği her sıradışı gerçek, dünya insanlarının hep birlikte görecekleri ve gördüklerinde ihtilaf etmeyecekleri gerçeklerdir...

...bu hak ayet gizli kalmayacak, çok yakın olan kıyametten daha yakın bir zamanda, apaçık bir şekilde ortaya çıkacaktır. Çünkü Sünnetullah'ın tecellisine ilişkin tarihi bir belge, bir delil olan bu ayet, Sünnetullah'ın son tecellisi olan kıyametle yüz yüze gelecek olan dünya insanlarını çok yakından ilgilendiren bir ayet olacaktır. Daha açık bir ifadeyle kıyametten önce günyüzüne çıkacak olan ayetlerden birisi de Firavun'un cesedi olacak ve bu ayeti dünya insanlarına bulduracak ve gösterecek olan Rabbimiz, bu açık ayet ile dünya insanlarının tarihi hafızalarını tazeleyecek ve "İlahi daveti kabul etmezseniz, sizler de bu Firavun gibi helak olacaksınız" uyarısını hatırlatacaktır."(2012 ve İki Deniz Arası)


Ve son olarak 'Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi' adlı kitabın ilgili bölümünde bu mesele bir kez daha zikredilip şu şekilde nokta konulmuştu;

"...çok yakın olan kıyametten daha yakın bir zamanda, iki deniz arası mucizesiyle beraber ortaya çıkacak ve bilimsel açıklaması olmayan bu iki mucize, dünya insanlarının ortak gündemi olacaktır. Sapmaktan ve sapıklığa vesile olmaktan Allah'a sığınan müslümanlar olarak batıla dayalı bir kehanetle değil, hakka dayalı bir ferasetle söylediğimiz bu sözler, "Sona son kala" kitabımızda açıklamamıza rağmen henüz anlaşılamayan sözlerdir. Tabi ki bu çalışmalarımızı Rabbimizin verdiği izin kadar sürdürecek ve bu ayetler tecelli etmeden önce, bu ayetleri Kur'an-ı Kerim'de görmenin ve ön hazırlığını yapmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya, bu önemli ayetleri (Rabbimizin dilediği kadar) öncü ve örnek kardeşlerimizle paylaşmaya devam edeceğiz."(Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi) 


NOT: Konuyla ilgili yorumda bulunmak isteyen kardeşlerimizin öncelikle ilgili kitapları okumaları, zamanımızı daha tasarruflu kullanmaya vesile olacaktır. Zira bu noktaya nerelerden varıldığı tüm detaylarıyla olmasa da kısmi olarak bu çalışmalarda anlatılmaktadır. Bildiğiniz üzere bu kitap çalışmaları, her bir harfinde hikmet bulunan Kur'an'ı Kerim bütünlüğü dikkate alınarak hazırlanmış çalışmalardır. Yapacağımız yorumların da bu minvalde olması tüm kardeşlerimiz için daha faydalı olacaktır.
                                                    <<< insandergisi.com >>> 




Yorum yap yorum

Yorumlar [12]

Mehmed Alagaş
15.09.2016 12:51
Selamunaleyküm
Bütün güzel dualara amin diyor, mübarek olan kurban bayramının, bizler için de mübarek olmasını diliyorum.
Mehmed Can
14.09.2016 07:14
Selam ve dua ile,
Acıların,hüzünlerin daha az olduğu bir dünya temennisi ile Özellikle insandergisi.com sitemizin,ekibine ve Mehmed abimize,bu güzel çalışmaları için teşekkür ederim.

Bu vesile ile her bir kardeşimin Kurban Bayramını kutlarım,Allah hayırlısı ile tekrarına kavuşturmasını dilerim..

Selam ve dua ile...
Mustafa Barış
14.09.2016 00:55
Merhaba
Sitenizi beğeniyle takip ediyorum,
Emeği geçen değerli ekibinizin kurban bayramını tebrik ederim.

Vesilenizle Mehmed Alagaş abimizin ve tüm site ailesinin Kurban bayramını kutlarım.
Serdar Yalın
14.09.2016 00:45
Bu güne kavuşturan RAB'bimize,hamd olsun..
Bu mübarek Kurban bayramı umarım,tüm kardeşlerimizin günahlarından arınmasına vesile olmuştur.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Mehmed hocamın ve ailesinin Kurban bayramını tebrik eder,hayırlı çalışmalarında kolaylıklar dilerim.
Selami Özcan
14.09.2016 00:33
Selam
Öncelikle Fatma hanım kardeşimin Kurban Bayramını kutlar,güzel örnekliği için teşekkür ederim.

Mehmed abimizin,şahsında tüm SİTE AİLESİNİN Kurban bayramını kutlar hayırlı çalışmalarında başarilar dilerim.

Allah bayram sevinciyle bizleri Cennette kavuştursun inşaallah.
Fatma Ceren
14.09.2016 00:05
Tebrik
Firavun şöyle kenarda dursun (ki zaten duruyor) ;

Tüm müslümanların, bu güzel siteye emeği geçen herkesin ve Mehmed Alagaş abimiz ile güzel ailesinin kurban bayramı mübarek olsun.

Selamlar.
Fatma Ceren
04.09.2016 20:56
Selam
Ufkumu açan cevabınız için teşekkür ederim. Konunun yanlış bir istikamete kaymasını istemediğimiz için şimdilik o ufku seyrediyor ve Allahualem diyorum. Allah'a emanet olunuz.
Mehmed Alagaş
28.08.2016 12:43
Ve aleykümselam
Doğru söylüyorsun Fatma kardeşim, ayet mealinde “(Artık) senden sonrakilere bir ayet (tarihi bir belge, ibret) olman için bugün senin bedenini kurtaracağız. Gerçi insanlardan çoğu, Bizim ayetlerimizden gafildirler. (10-Yunus 92)” buyurulduğu gibi cesed ifadesini değil beden ifadesini kullanmamız ve korunmanın ötesinde kurtarıldığını belirtmemiz gerekirdi.

Fakat yine de bu bedenin binlerce yıl sonrasındaki insanlara bir ayet olarak bırakılacağını dikkate aldığımız zaman kurtarmanın içinde korunmanın da olduğunu düşünebiliriz. Tecelli edecek olan bu ayetin bir cesed ifşasından daha farklı (daha öte birşey) olacağını düşünmen tabi ki yanlış değildir.

Çünkü bir ayet olarak tecelli edecek olan bu kurtarma ve korumanın hangi sınırlara uzandığını bilmiyoruz. Dolayısıyle tecelli edecek olan bu ayette bazı bedensel faaliyetlerin kısmi olarak devam ediyor olması bile bizi şaşırtmamalıdır.
Allahualem..
Fatma Ceren
27.08.2016 14:57
Selamun Aleyküm
Henüz bulunmadığına inandığım Firavun'un, ayette bedeniyle(bibedenike) kurtarılacağı söylenirken neden bu güzel açıklamalarınızda "cesed" ifadesini kullandınız Mehmed abi?

İkinci sorum ise,
ayette bedenin kurtarılacağı söyleniyor. Fakat açıklamalarınızda yine cesede bağlı bir söylem olarak "korunacağını" söylüyorsunuz. (nunecci ifadesi kurtarma manasında)

Konuya cesed/koruma penceresinden değil de ayetteki beden/kurtarma kullanımından baktığımızda, sonrakilere ayet olarak açığa çıkacak olan bu bedenin kurtarılma mucizesinin -süper korumalı da olsa- bir cesed ifşasından daha farklı olacağını düşünmem yanlış mıdır?

Mehmed Alagaş
26.02.2014 23:45
Ve aleykümselam
Ali Murat Güven'in yazısını okudum. Bizim vahye dayalı itirazımızın, bilimsel yönden bir açılımı olmuş. Tabi ki cesedle ilgili ne böylesi asılsız iddialarda bulunulmasını, ne de bu iddialara inanan insanları gülünç duruma düşürecek böylesi yorumları okumayı isterdik. Bu cesedi dünya müslümanlarına bir mucize gibi yansıtan söz konusu çevreler, bu iddialarıyla Kur'an'daki mucize kavramına da hak etmediği bir anlamı nisbet etmişlerdir. Çünkü mucize kelime itibariyle karşı tarafı (müslüman olmasa bile) itiraz noktasında acze düşüren, aciz bırakan gerçek anlamındadır.

İlimden ve bilimden uzak olan bu iddiayı gündeme getirenlerin "Bu haberimiz binlerce kişinin imanına vesile olmuştur" savunmaları ise kendilerini mazur gösterecek bir savunma değildir. Çünkü binlerce kişinin imanına vesile olduğu bilinmeyen bir gerçek olsa da, milyonlarca kişinin alaycı bir inkarla dinden uzaklaşmalarına vesile olduğu bilinen bir gerçektir. Kaldı ki hak olan davetimizin, böylesi batıl yorumlara ve desteklere hiç ihtiyacı yoktur.
Kul Salih
26.02.2014 10:51
Firavun (!) cesedi
Söz konusu müzede Ali Murat Güven'in mezkur cesedi incelemesi ile ilgili haber çıkmıştı. Bilgilerinize sunuyorum.

http://yenisafak.com.tr/arsiv/2005/kasim/20/zaman.html
İnşirah Melâl
26.02.2014 00:07
Selam aleykum
Bu meseleyi ilgili kitaplarda okuduğumda gerçekten çok şaşırmıştım. İtiraz edesim gelmesine rağmen tekrar tekrar okuduğumda ve referans olarak verilen ayetlerle birlikte Kur'an bütünlüğünü dikkate aldığımda söyleyecek söz bulamadım.

Alıntı yaptığınız ilgili kitaplarda idrak edemediğim halde itiraz da edemediğim bazı meseleler var. Bu da onlardan biri ve ben bunları bir gün anlayacağım ümidiyle araştırmaya devam ediyorum inşaallah.

Bu meyanda hem soruyu soran kardeşimize hem de yayınlayıp tefekkürümüze vesile olan kardeşlerimize teşekkür ediyorum.

Efendi efendi yaşayıp giderken aklımızı allak bullak edip bizi böylesine derin düşüncelere iten Mehmed ALAGAŞ ağabeyimize ise bilhassa dua ve teşekkürlerimi iletiyorum. :)

Bazı ön kabulleri yıkmak kolay olmuyor,
Rabbim bizleri doğruya ulaştırsın ve ayırmasın.
Selam ve dua ile...
Yorum yap yorum