Kısa Sorular A+ | Normal | A-

Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Dünyaya Çalışmak!



Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Dünyaya Çalışmak!

Sayın hocam, Sorum hadis ile ilgili, şu yazacağım hadis açıkçası çelişkili ve beni rahatsız ediyor; "Bugün hiç ölmeyecek gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış." Açıkçası çok sinsi, pusuda yatmış bir hadis gibi geliyor bana. Biz ölümsüz değiliz ki hiç ölmeyecek gibi dünyaya çalışalım. Ayrıca ahiret neden yarına ama özellikle yarına bırakılmış. Hiçbirzaman hiçkimse yarın değil bugün içerisinde ölecek ve her yarın bugün demektir. Bir babayiğit çıkıpta ben bugün değil yarın öleceğim diyebilir mi? Ki yarın uyandığı zaman onun için bugün gibi olacak ve sonsuza kadar sürüp gidecek. Bu hadisin gerçek olduğuna inanmıyorum, siz ne düşünüyorsunuz? 
                              <<< Mehmet İLERLER >>>

Selamunaleyküm
Mehmed kardeşim gündeme getirdiğin ve rahatsız olduğun rivayete geçmeden önce bu rivayet hakkında devamlı hadis demenden benim de rahatsız olduğumu belirtmek isterim. Resulullah (s.a.v.)'e nisbet edilen herhangi bir rivayete bazı haklı kuşkularla yaklaşıyorsak, bu rivayeti hadis kabul ederek "Bu hadisi kabul etmiyorum" demekten sakınmamız gerekir. Çünkü rivayeti hadis kabul etmek, söz konusu rivayeti Efendimiz (s.a.v.)'e nisbet etmektir. Dolayısıyle hepimizin dikkatli olması ve "Kur'an'a göre reddettiğimiz hadisler" yerine "Kur'an'a göre reddettiğimiz rivayetler" ifadesini kullanması daha doğru olacaktır.

"Yarın ölecekmiş gibi ahirete, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışın!."
Kütüb-i Sittede karşılaşmadığım bu rivayetin hangi kaynakta zikredildiğini bilmiyorum. Ancak halk arasında hayli yaygın bir rivayet olduğu doğrudur. Çünkü hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışanların, dünyalık biriktirenlerin çok hoşlarına giden bir rivayettir bu!. Kendilerini sağlıklı gördükleri için rivayetin "Yarın ölecekmiş gibi" kısmını fazlaca ciddiye almayan bu kimseler, "Hiç ölmeyecekmiş gibi" kısmına dünyevi bir imanla yaklaşmakta ve gerekeni çok çok fazlasıyla yapmaktadırlar.

Bizler Efendimiz (s.a.v.)'in sahih hadislerinden Kur'an'ı daha iyi anlayabilmek, kulluğumuzu daha iyi yaşayabilmek için faydalanmak isteyen müslümanlarız. Mesela ortak bir standartı olmayan insan ömrüyle ilgili olarak Kur'an'a yöneldiğimizde ne zaman öleceğimiz konusunda açık bir cevapla karşılaşmıyor ve bizler için gayb olan bir ecel vaktiyle karşılaşıyoruz.

Peki bu durumda ne yapmamız gerekir?
Bize uzak mı yoksa yakın mı olduğunu bilemediğimiz ecel vaktiyle ilgili olarak nasıl bir anlayışa sahip olarak yaşamımızı sürdürmemiz gerekir? İşte rivayetin ilk bölümü bu sorumuza kısmen doğru bir cevap vermektedir. Kısmen dememizin nedeni ecelin biz insanlara yarını bile beklemeden hemen gelebileceği ve tevbe veya vasiyet gibi bazı amellerin yarına bile bırakılamayacağı hükümlerinden kaynaklanmaktadır.

Kur'an'da ne zaman öleceğimiz bildirilmediği için bu rivayetin "Yarın ölecekmiş gibi" bölümünü kısmen doğru görsek de, "Hiç ölmeyecekmiş gibi" bölümünü doğru veya makul karşılayabilmemiz mümkün değildir. Çünkü Kur'an'da ne zaman öleceğimiz bildirilmemişken ölüp-ölmeyeceğimiz sorusu cevapsız bırakılmamış "Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra Bize döndürüleceksiniz."(29-Ankebut 57) buyruğuyla kesin hükme bağlanmıştır.

Bu buyruğa bizlerden çok daha fazla iman eden, hırs veya tamah ile dünyaya yönelen insanların dikkatlerini Allah'a ve ahiret gününe çekmeye gayret ederek onları uhrevi amellere davet eden Resulullah (s.a.v.), yokuş aşağı giderken zaten frenleri pek tutmayan arabaya gaz vermek misali bizlere "Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışın" der mi?

Bana demez..
                                                        <<< Mehmed ALAGAŞ >>>




Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum