Ayetleri Anlamak A+ | Normal | A-

Ayetteki Baş Örtüsü Mü Yoksa Göğüs Örtüsü Mü?



Ayetteki Baş Örtüsü Mü Yoksa Göğüs Örtüsü Mü?

Selamun Aleyküm
Değerli Mehmed Abi, 
Kur'an'da başörtüsü emri/farzı var mıdır? Bu hususta kafa karışıklığı yaşayan kardeşlerinize zikir/hatırlatma niteliğinde bir açıklama yazarsanız çok memnun oluruz. Allah(c.c.) razı olsun.

                                <<< Fatma CEREN >>>

Ve aleykümselam
Fatma kardeşim başörtü ve tesettür meselesi, konuyla ilgili ayetleri tefekkür eden veya kısmi bir araştırma yapan mü'minler için açık bir meseledir. Ama her konuda olduğu gibi bu konuda da tartışmalar olmakta, dosdoğru olan açık hükümler çok geniş virajlarla eğriltilmeye çalışılmaktadır. Tesettürün hıristiyan veya İsrailliyat kaynaklı olduğunu söyleyerek itiraz edenlerin, geçmiş semavi dinlerin kaynak itibariyle İslam olduğunu ve bir çok tahrifata rağmen kendi bünyelerinde bazı doğruları barındırdığını dikkate almaları gerekir. Tartışmaların odağına konan Nur 31 ayet-i kerimesi mealen şöyledir.,

"Mü'min kadınlara da söyle gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Kendiliğinden görüneni hariç zinetlerini (süs ve güzelliklerini) açığa vurmasınlar. (Baş) örtülerini yakalarının üzerine koysunlar. Zinetlerini kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi kardeşlerinden, kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından (mü'minelerden), sağ ellerinin altında bulunanlardan (cariyelerden), erkekliği kalmamış (arzusuz ve iktidarsız) hizmetçilerden, kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri zinetleri belli olsun diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birden Allah'a tevbe ediniz ki felaha (kurtuluşa) eresiniz." (24-Nur 31)

Bu ayetteki "(Baş) örtülerini yakalarının üzerine koysunlar" buyruğunu baş örtüsü olarak anlamak istemeyenler Ahzab 59'u da kısmen dikkate alarak "O dönemde köle veya cariye kadınlar göğüslerini örtmedikleri için bu buyruk ile mü'mine kadınlara göğüslerini örtmeleri emredilmektedir" diyebilmektedirler. Tabi ki ne ayet-i kerimeyle, ne de bize ulaşan sahih rivayetlerle kesinlikle uyuşmayan tuhaf bir yaklaşımdır bu!. Ayetteki zinet ifadesi, parantez içi açılımda belirttiğimiz gibi kadının süs ve güzellikleridir. "Zinetlerini açığa vurmasınlar, örtülerini yakalarının üzerine koysunlar-örtsünler" buyruğunu başın değil göğüslerin örtülmesi olarak anlayanlar, ayetin devamını dikkate almayan kimselerdir.

Çünkü bu ayet örtülmesi ve gösterilmemesi gereken kadına ait zinetin, kimlere gösterilmeyeceği ile birlikte kimlere gösterilebileceğini de beyan eden bir ayettir. Ayetin devamında "Zinetlerini kocalarından başkasına göstermesinler" buyurulsaydı, bu buyruktan onların söylediği gibi göğüsleri ve en mahrem yerleri anlayabilirdik. Oysa ayetin devamı "Zinetlerini kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi kardeşlerinden, kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından (mü'minelerden), sağ ellerinin altında bulunanlardan (cariyelerden), erkekliği kalmamış (arzusuz ve iktidarsız) hizmetçilerden, kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler" şeklindedir. Daha açık bir ifadeyle örtünmesi ve korunması gereken zinetler zaten herkesten saklanması gereken göğüs gibi en mahrem yerler değil, babaların, oğulların, kardeşlerin... görebileceği ancak bunlar dışında kalanlardan korunması gereken yerlerdir.

Başörtüsünü yüzün tamamen kapatılması olarak anlayanlar, böyle bir örtünmenin "Bundan başka kadınlar sana helal olmaz. Bunları -güzellikleri senin hoşuna gitse bile- başka eşlerle değiştirmek de olmaz. Ancak sağ elinin malik olduğu (cariyeler) müstesna. Allah her şeye Rakib'dir (gözetleyip-denetleyendir)."(33-Ahzab 52) ayetiyle çeliştiğini, Resulullah (s.a.v.)'in yüzü kapalı bir kadının güzelliğini nasıl göreceğini, onu nasıl beğenebileceğini söylemektedirler. Tabi ki doğru ve makul bir itirazdır. Zaten bizler de Nur 31 deki "Kendiliğinden görüneni hariç" ayrıntısını Ahzab 52 ışığında tefekkür ettiğimiz zaman bu örtünmeye yüzün dahil olmadığını anlıyoruz.

Bunu söylemekle elbetteki çarşaf giyip peçe takanları tenkid veya tahkir etmiyoruz. Böyle örtünmeyi kendileri için bir takva olarak kabul edebilirler. Burada önemli olan takva yorumlu bir anlayış ile genel bir fetva verilmemesidir. Aslolan başın örtülmesi ve vücud hatları belli olmayacak şekilde tesettüre girilmesidir. Bunun şekli veya nasıllığı ise Kur'an-ı Kerim'de örfe bırakılan bir husustur.

Dua ile..
                                                                  <<< Mehmed ALAGAŞ >>>




Yorum yap yorum

Yorumlar [7]

Mehmed Alagaş
13.03.2018 12:16
Ve aleykümselam
Rabbim senden de razı olsun güzel kardeşim. Ayette genel manada ‘kadınlar’ denmeyip ‘kendi kadınlarınızdan’ denilmesinden bunu anlayabiliyoruz. Yıllar önce bakıştan kaynaklanan nazarın kişinin niyetine göre karşı tarafa müsbet veya menfi etkileri olduğuna dair araştırma neticelerini okumuştum. Buradan hareketle müslim veya gayri müslim kadınların nazarları arasında fark olabileceğini düşünebileceğimiz gibi mahremiyete önem vermeyen kadınların mü’mine bir kadında gördüklerini başka yerlerde konuşabileceklerini dikkate alarak bundan sakınmamız gerektiği de anlaşılabilir.
Dua ile..
D. Demirel
12.03.2018 23:49
Selamunaleyküm
Öncelikle konuyu açandan ve cevaplayandan Allah razı olsun. Ayetteki kendi kadınlarınızdan ifadesi için parantez içinde mü’minelerden yazmışsınız. Bu kısmı biraz açıklar mısınız? Bir de böyle bir durumda mü’mine olmadığını düşündüğümüz ( buna nasıl karar veririm tam emin olamamakla birlikte )kadın kimselerin de yanında örtünmeye devam etmemiz gerekir öyle değil mi ?
Mehmed Alagaş
12.03.2018 21:43
Ve aleykümselam Sertaç kardeşim
Bizler için harika bir dua olan selamı şimdiye kadar önemsediğimiz gibi bundan sonra da önemsemeye devam edeceğiz. Yorumunda “Sonuçta sanal ortamdayız” diyorsun. Gerçek hayatta olduğu gibi sanal ortamda da yazdıklarımızdan ve konuştuklarımızdan sorumlu olduğumuzu, tek tek hesap vererek azap veya mükafatla karşılaşacağımızı düşünüyoruz. Ayrıca dini gerçekleri de kültürümüzü geliştirmek için değil, anlayıp-yaşayarak Allah’a daha iyi bir kul olmak için öğrenmemiz gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.

Fatma kardeşimizin sorusunu dikkate alırsan, meselenin hangi boyutu üzerinde durduğumuzu anlayabilirsin. Nitekim açıklamamız ayette geçen örtü kelimesinin, senin de belirttiğin gibi baş örtüsü olduğu cihetindedir. Ayetlerde baş örtüsünün neyi kapsayıp-kapsamadığı açıkça bildirilmemişse, bizler bu konudaki açıklama veya görüş bildirme yetkisini Efendimiz (s.a.v.)’e bırakır ve bu örtünmenin örnekliğini Resulullah (s.a.v.) döneminde aradıktan sonra bize ulaşan rivayetlerden ayet metnine uygun olanlarla amel ederiz. Tabi ki burada dinin kadınlarımız hakkında gözettiği maslahat ile her topluma göre değişebilen örfü birbirinden ayırır, tesettürün hikmetini ve kadınlarımıza yönelik maslahatını gözeterek bu hükmü kendi örfümüze göre yaşayabiliriz.
Sertaç Gezgin
12.03.2018 21:22
Selamlar
Mehmet Bey selamlar..
Bu selam mevzusuna çok takmayın bence. Sonuçta sanal ortamdayız, tabi ki selamlaşmak hoş olur ama bu kadar önemsemeniz anlamsız geldi bana. Saygılar sunuyorum, verdiğiniz bilgilerden faydalanmaya, kültürlenmeye çalışıyorum. Tabiki dayanağı Kur'an olduktan sonra içim çok rahatlıyor.

Siz son paragrafınızda kişisel yaklaşımlara göre değil de ayetlere göre değerlendirelim demişsiniz. Ben de tam bu noktadayım zaten. Ayetlerde verilmek istenen mesaj, göğüsün kapalı tutulması ve vücut hatlarının ortaya çıkarılmaması. Başta örtü olması da gerekli. Buradan saçının teli gözükmeyecek şekilde örtünmelisiniz anlamı nasıl çıkar? Ya da çarşafa bürünün anlamı nasıl çıkar? Çarşaf giyenlerin bu yaptıklarının dinle alakası olmadığı gibi, bunu kötü yönde kullandıklarını düşünüyorum ve tasvip etmiyorum. Zira bu uygulamalarını Kuran'a ve ayetlere de dayandıramıyorlar.. Saygılarımla..
Mehmed Alagaş
02.03.2018 12:28
Selamunaleyküm
Sertaç kardeşim, selama çok daha muhtaç olduğumuz bu günlerde niye selam vermiyorsun ki? Anlayamadığın son cümleye gelince, Kur’an-ı Kerim bazı konularda hükmü bildirip bu hükmün pratiğe geçirilmesi hususunda detaylı açıklama getirmiyorsa; hükmün pratiğe geçirilmesi konusunda, hükmün esasına sadık kalmak şartıyla müslümanlara muhayyerlik verildiği anlaşılmaktadır. Bu muhayyerlik çerçevesinde hükmün asr-ı saadette nasıl pratiğe geçirildiği dikkate alınabileceği gibi hükmün gereğini yerine getirebilen uygun örf de dikkate alınabilir. Çünkü esas olan tesettürün şekli değil kendisidir.

“Saçların şimdiki gibi aşırı örtünmeye maruz bırakılması bana doğru gelmiyor” diyorsun. Sana hangi hükme göre doğru gelmiyor veya hangi hükme göre ne kadarının açıkta bırakılabileceğini düşünüyorsun? Lütfen meseleyi kişisel yaklaşımlarımıza göre değil ayetlerle beyan edilen hükümlere göre değerlendirelim.
Sertaç Gezgin
02.03.2018 10:56

Tamamıyla aydınlatıcı olduğu söylenemez. Özellikle son cümle ile özetlendiği düşünülürse.. Nedir o: "Bunun şekli veya nasıllığı ise Kur'an-ı Kerim'de örfe bırakılan bir husustur."

Nur suresine göre "başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar" denmiş. Buradan 2 sonuç çıkar:
1- yaka-göğüs kısmı kapatılmalıdır. (asıl verilmek istenen mesajdır bu)
2- başta bir örtü bulunmalıdır.

Ancak benim bu makaleyi görünce sevinip heyecanlanma nedenim, baş örtüsünün ne şekilde örtüleceğinin açıklığa kavuşmasıydı. Bone takılmalı mı takılmamalı mı. Saçının 1 teli bile gösterilmemeli mi?
Bildiğime göre bu ayetin indiği dönemde kadınlar başlarına örtü örtüyorlardı ama bu şimdiki gibi değildi elbette. Saçların şimdiki gibi aşırı bir örtünmeye maruz bırakılması bana doğru gelmiyor. Bu konuda da bir açıklama yapar mısınız?
Fatma Ceren
27.02.2018 19:50
Selamun Aleyküm
Rahman ve Rahim olan Allah(c.c.) razı olsun Mehmed Abi. Sorumu dikkate alıp cevapladığınız için minnettarım. Bu konu, net ve özet şekilde ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

Rabbim ilminizi artırsın duamla Allah(c.c.)'a emanet olunuz.
Yorum yap yorum