Ayetleri Anlamak A+ | Normal | A-

Kur'an'da "Deccal"e İşaret Var Mı?



Kur'an'da

Selamun Aleykum Mehmet Kardeşim!
Siteden Merhaba derken yazınızda "Ahir zamandaki ismi Deccal olan bu Samiriler, insanlara gösterecekleri sıradışı olaylarla kendileri saptıkları gibi, ne yazık ki geniş halk kitlelerini de saptırabileceklerdir." demişşiniz. Size göre hadislerde çokça geçen, Kıyamet öncesi DECCAL denen biri ortaya çıkacak mı? bu düşüncenizi sadece hadislere dayanarak mı söylüyorsunuz yoksa Kurandan deliliniz varmı? İyi günler...
                                                                                                     <<< Serbülent TAŞÇI >>>

Ve aleykümselam Serbülent kardeşim!
Deccal ismi sizlerin de bildiği gibi Kur'an'da değil hadislerde zikredilen bir isimdir. Kur'an'da ismi zikredilmese de kıyamet öncesi dönemde böyle bir kişinin çıkıp-çıkmayacağı meselesine A'raf 167'de işaret edildiğini görüyoruz. Bu ayette zikredilen kişi bazı müfessirler tarafından "İsrailoğullarını cezalandıracak müslüman veya müslümanlar" şeklinde anlaşılsa da, bizler zorlanıp-sürüklenilecek azabın en kötüsünün uhrevi olduğunu dikkate alarak bu kişinin hadislerde Deccal ismiyle zikredilen kişi olduğunu düşünüyoruz. Nitekim "Beklenen müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık tarihi" çalışmamızda bu konuyla ilgili düşüncelerimizi şu şekilde ifade etmiştik;

.... Aşağılık maymunlara dönüşen bu İsrailoğullarının, kendi aralarında ürediklerini ve çoğaldıklarını sanmıyoruz!. Çünkü Rabbimizin sadece isyankarlara yönelik böyle bir cezası, gelecek nesilleri değil sadece bu lanetli cezayı hakeden o kimseleri kuşatacaktır. Ancak Davud ve Meryemoğlu İsa diliyle yapılan bazı genel lanetler vardır ki, İsrailoğullarına yönelik bu genel lanet, söz konusu yahudi zihniyetini taşıyan gelmiş ve gelecek bütün İsrailoğullarını kuşatmaktadır. Nitekim cumartesi yasağını ihlal edenleri ve onları bundan sakındırmayanları bu şekilde cezalandıran Rabbimiz, söz konusu isyankar zihniyeti taşımaya devam eden İsrailoğularına en kötü azabı yapacak olan kimseyi, kıyamet gününe kadar mutlaka üzerlerine göndereceğini bildirmiştir;

"Ve Rabbin, onları en kötü azaba sürükleyip-düşürecek kimseyi kıyamet gününe kadar üzerlerine mutlaka göndereceğini ilan etti. Şüphesiz ki Rabbin (ceza ile) sonuçlandırması pek çabuk olandır ve gerçekten O Gafur'dur (çok bağışlayandır), Rahim'dir (rahmetiyle çok esirgeyendir). (7-A'raf 167)"

Bizler bu kişinin,
İsrailoğullarını dünya hayatında kırıp-geçirecek, onları azap ederek öldürecek bir kişi olduğunu değil; bu İlahi hitaba muhatap olan tüm İsrailoğullarını ebedi azaba sürükleyecek kişi olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bütün insanlar için en kötü azap, ebedi olan cehennem azabıdır. Zaten bu ayet-i kerime, ahir zamanda insanları kitleler halinde ebedi cehenneme sürükleyeceği bildirilen Deccal'le ilgili Nebevi haberleri doğrulayan bir ayet-i kerimedir. Dolayısıyle ayet-i kerimede bildirilen kişinin çağdaş bir Samiri olan Deccal olduğunu düşünürsek, bu Deccal'e öncelikle İsrailoğullarının tabi olacağı sonucuna varabiliriz.

Çünkü Deccal'in vereceği en kötü azap, yüzlerini Allah'a dönerek ona karşı çıkanları değil, onun uluhiyyet ve Rablık iddiasına kabul edenleri kuşatabilecektir. Zalim ve mazlum meselesinde açıkladığımız gibi zalimin zulmü, öncelikle bu zalimi dost kabul edenler ile bu zalimi zulmetmeye muktedir görerek, mutlak muktedir olan Allah'a eş koşan kimseleri kapsamaktadır.

İsrailoğullarının tabi olacağı,
Dünyevi saltanat için peşine düşecekleri bu Deccal'in, -etnik kökeni ne olursa olsun- müslümanların arasından çıkacağı kanaatindeyiz. Çünkü konuyla ilgili rivayetler doğruysa, bu Deccal'in Allah'ın izniyle göstereceği ayetler ve yapacağı olağanüstü şeyler, sadece ve sadece Kur'an ve bu yüce Kur'an'daki ilimlerle mümkün olabilecek şeylerdir. Bu ilimlere ise iman sahibi olmayan gayrimüslim araştırmacılardan ziyade, öncelikle iman eden müslümanların ulaşabilmesi söz konusudur. Dolayısıyle Deccal'in öncelikle müslümanlardan olduğu fakat Kur'an-ı Kerim'de hiç kimsenin görmediği bazı İlahi gerçekleri gördükten sonra, Samiri gibi hevasına uyarak azacağı ve doğru yoldan çıkarak insanları saptıracağı kanaatindeyiz....

Bu kısa alıntıyı şimdilik yeterli görerek "Allah'a emanet olalım" diyoruz.
                                                                       <<< Mehmed ALAGAŞ >>>




Yorum yap yorum

Yorumlar [9]

Fatma Ceren
23.05.2017 09:51
Selam
Bakara 49, Araf 141, İbrahim 6 gibi ayetlerde geçen "sûe el azab" ifadesini, Firavun'un misyonu düşünüldüğünde, sadece fiziksel şiddet/azap olarak düşünmemeli. Zira Firavun "Ben sizin Rabbinizim" baskısıyla halkını azabın en kötüsüne sürüklemiştir. Ve bu ayetlerde Araf 167'de de geçen aynı ifade yani "sûe el azab" ifadesiyle anlatılmıştır.

Tabiri caiz ise, onların alışkanlığı olan sûe el azab, İsrailoğullarını tekrar isabet edecek; bu da ayetteki kişi, hadislerdeki Deccal'in eliyle vuku bulacaktır. Böylece aynı Mümin 45'te olduğu gibi Firavun ve ona uyanlar nasıl sûu el azaba(azabın en kötüsüne) çarptırıldılarsa, Deccal ve ona uyanlar da sünnetullah gereği aynı azaba uğrayacaklardır. Bu açıklamalar ışığında ayetlerden anladığım budur.

AYETLER
Bakara 49: Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan(sûu el azab) Firavun hanedanından sizi kurtardığımızı hatırlayın. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı. (2-Bakara 49)

Araf 141: Hatırlayın ki size en kötü işkenceler yapan(sûu el azab), kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun hanedanından (ailesinden) sizi kurtardık. İşte bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardır.

İbrahim 6: Musa kavmine demişti ki "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en kötü işkencelere uğratıyor(sûu el azab), kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardır."
Mehmed Alagaş
23.05.2017 00:30
Ve aleykümselam
Ahmed kardeşim kuduz köpeği bile öldürürken işkence etmekten sakındırılan müslümanların, düşmanlarını işkence veya azaplandırarak öldüreceklerini düşünmemen gerekir. Ayeti kerimeyi “Onlara azap yapacak” değil, “Onları azaba zorlayacak, azaba sürükleyecek, azaba düşürecek” istikametinde düşünürsen, yazılanları anlayabilmen daha kolay olur.

Talha kardeşim, paylaştığın ifade gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken bir ifadedir. Eyvallah..
Talha
22.05.2017 14:39
SELAMUN ALEYKUM
Aslında isimlerden ziyade eylemleri ve bu eylemlerin Sünnetullah gereği varacağı sonuçları düşünürsek mesele çok net anlaşılıyor kanaatindeyim... Ve şu cümleleri özellikle tekrar paylaşmak istiyorum...

"Deccal'in vereceği en kötü azap, yüzlerini Allah'a dönerek ona karşı çıkanları değil, onun uluhiyyet ve Rablık iddiasını kabul edenleri kuşatabilecektir. Zalimin zulmü, öncelikle bu zalimi dost kabul edenler ile bu zalimi zulmetmeye muktedir görerek, mutlak muktedir olan Allah'a eş koşan kimseleri kapsamaktadır.!!! "
Ahmet Ertürk
22.05.2017 11:35
selamünaleyküm
Azabın kötüsünden yola çıkarak :
“Çünkü bu ayette ölümden veya öldürülmekten değil azabdan, azabın kötüsünden bahsedilmekte ve Kur’an-ı Kerim’in bir çok ayetine göre bu cehennem azabı olmaktadır. “
Demişsiniz.
Oysa,
“Rabbin, kıyamet gününe kadar kendilerine azabın en kötüsünü yapacak kimseleri üzerlerine göndereceğini bildirmişti...(Araf 167)
Ayetinde, bahsi geçen azabın kıyametten önce vuku bulacağı çok açık seçik yazmakta. Bu azabın, kıyamet sonrası cehennem aazabı olduğunu iddia etmek apaçık şekilde ayetle çelişmektedir.
Kuranda, fravunun yaptığı işkenceden (taha 47) tutun da, zina için uygulanan sopa cezaları (Nur 2) da “azap” diye tanımlanmış. Hatta şeytanın Eyyub peygambere azap dokundurduğu (sad 38) da yazılı. Müşriklerin mümünleri taşlaması (yasin 36) da azap kelimesi ile anlatılmış.
Araf 167 ayetindeki azabı kim yapacak peki?

“Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey Zu'l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin."(kehf 86)

“Onlarla çarpışınız. Allah, onları sizin ellerinizle azablandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin… (tevbe 14)”

Ayetleriyle Araf 167 ayetini birlikte düşünürsek, kıyametten önce vuku bulacağı kesinolan bu azabın, dünya hayatı için en büyüğü düşünüldüğünde Müslümanlar tarafından öldürülmeleri olabileceği sonucu çıkmaz mı?
Mehmed Alagaş
19.05.2017 13:19
Ve aleykümselam
Ahmed kardeşim Kur’an araştırması yaparken “Ayetlere güzel bir mana vermek için değil, ayetlerdeki hak manayı anlamak için çalışmalıyız” diyen Mehmed abin bu prensibe öncelikle kendisi riayet etmekte, ayete zoraki bir mana değil zorlamadan olsa bile kendince bir mana vermekten Allah’a sığınmaktadır. Bu yorumunu hangi araştırmalara dayanarak yaptığını hiç açıklamamışsın. Birçok tefsirde yer alan ve asırlardır tekrar edilen “A’raf 167 ayetinde işaret edilen kişi, onları öldürecek müslüman kişidir” görüşünden hareket ediyorsan, bizler şu an ki Kur’an anlayışımıza göre bu görüşe katılmıyoruz.

Çünkü bu ayette ölümden veya öldürülmekten değil azabdan, azabın kötüsünden bahsedilmekte ve Kur’an-ı Kerim’in bir çok ayetine göre bu cehennem azabı olmaktadır. Küfür yolunda mücadele ederken öldürülerek cehennem azabına uğrayan bir kafir ise sürüklendiği bu azab konusunda sebeb olarak kendisini öldüren müslümanı değil, kendisini o küfür yoluna davet eden kimseyi görmektedir. Nitekim Kur’an’ın beyanına göre azabın en kötüsü olan cehennem azabına sürüklenenler, kendileriyle mücadele eden ve gerekirse kendilerini öldüren müslümanları değil, kendilerini o yola davet edenleri suçlamaktadırlar.

A’raf 167 ayetinde onları azaba uğratacak, azaba sürükleyecek bir kişiden bahsedildiği için bunun cin veya şeytan değil, bir insan olduğunu anlayabiliyoruz. Bu kişi küfre ve batıla öyle etkili bir davette bulunacak ki, bu davete uyanları kendisiyle beraber azabın en kötüsü olan cehenneme sürükleyecek. İşte anlayışımız bu noktaya geldiği zaman “Bu kişi Deccaldir” diyerek kesin bir hükme varmasak da, mütevatir rivayetleri de dikkate alarak ayette sözü edilen ve kıyamete kadar günyüzüne çıkacak olan bu kişi Deccal’e işaret ediyor diyoruz.
Dua ile..
Ahmet Ertürk
18.05.2017 08:38
selamunaleykum
Araf 167 ayetinde işaret edilen kişinin, israiloğullarını bozguna uğratacak müslümanlardan birileri olduğunu değil de Deccal olduğunu söylemek ayeti aşırı zorlamak olmuş bence. bu konuda ciddi hiç bir kanıtınız yok Mehmed hocam. bu mantıkla bir çok ayete farklı manalar vermek mümkün
selametle...
Mehmed Alagaş
17.05.2017 13:04
Selamunaleyküm
Turgut kardeşim yukarıdaki yazıyı dikkatlice okuyup-anladın ise A’raf 167 ayetinde işaret edilen kişinin kim olduğunu düşünüyorsun?
Turgut Tanrıverdi
15.05.2017 02:18
İşaretler
Esirgeyen ve bağışlayan allahın adiyla .düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden sana sıgınırız allahım.bir sualim olacak .deccal kuran ayatlerinde geçmiyor hadislerde mevcuttur bu hadislerin doğruluğunu nerden anliycaz .ve deccal ortaya çıktığı ve çıkacak vakit sayısal sembolü .ve dünyada gösteren alametler nelerdir.
İnsandergisi.com
14.12.2013 01:05

SORULAR İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLENDİRME!

insandergisi.com:


"Bazı kardeşlerimizden önemli sorular gelmesine ve tarafımızca ciddiye alınmasına rağmen yoğunluk ve çalışmalar nedeniyle hemen cevap verilmese de, bu gibi ciddi soruların "Cevaplanacak sorular" dosyasına konulduğunu ve en kısa zamanda ziyaretçi seviyesinin dikkate alındığı önem ve öncelik sırasına göre cevaplanacağını bildirmek isteriz…"
Yorum yap yorum